Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13644 E. 2023/1797 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13644
KARAR NO : 2023/1797
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/2003 Esas, 2019/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/2003 Esas, 2019/682 Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/10240 Esas, 2020/7760 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2020/1825 Esas, 2022/955 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gereğince 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, takdiri indirim ile diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın resmi nikahlı eşi …’ün olay tarihinde saat 23:00 sıralarında yanındaki arkadaşları ile mağdur …’a ait ticari taksi ile sanığın birlikte yaşadığı …’ye ait eve geldiği, mağdur …’ın evin dışında takside beklemeye başladığı, … ile … arasında kavga çıktığı, eşinin … ile birlikte yaşadığı eve gelmesine sinirlenen sanığın bıçak ile mağdur …’a vurmak suretiyle yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Mağdur kendisini sanığın yaraladığını beyan etmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında yaralanmalarının yaşamını tehlike sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

6. Mahkemece Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/10240 Esas, 2020/7760 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Beraat Yönünden
Soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra alınan ve birbirini teyit eden mağdur ve tanık beyanları ile uyumlu mağdur hakkında düzenlenen adlî muayyene raporları dikkate alındığında, sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Zamanaşımı Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 31.12.2008 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 04.07.2011 tarihi arasındaki süre ile hükmün kesinleştiği tarihten denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 17.06.2016 tarihine kadar duran süre de nazara alınarak, sanığın inceleme konusu suçu işlediği 31.12.2008 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirim ve Lehe Hükümler Yönünden
Takdiri indirim Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olup, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın, kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması karşısında kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2020/1825 Esas, 2022/955 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.