YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13812
KARAR NO : 2023/1758
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/57 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/57 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/4196 Esas, 2021/5680 Karar sayılı kararı ile sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son bendinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/390 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri
1. Eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik indiriminin az olduğuna,
2. Eylemi ile katılandaki yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığına,
3. Ek savunma hakkı tanınmadığına,
4. Davanın zamanaşımına uğradığına,
5. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılan ile komşu oldukları ve suç tarihinden on gün kadar önce sanığın katılanın kızına tükürmesi nedeniyle sorun yaşadıkları, olay tarihinde katılanın sanığı karakola şikâyet ettiği, sanığın da bunu öğrenmesi üzerine katılanla tekrar konuşmak için katılanın evine gittiği, sanık ve katılanın birbirlerine hakaret ettikleri ve katılanın sanığa doğru sopa fırlatarak el bölgesinden hafif şekilde yaralanmasına neden olduğu, olay yerine gelen polis ekibinin sanığı ekip arabasına bindirmek için bekledikleri sırada katılanın hızla gelerek sanığın bacak bölgesine tekme atmak suretiyle sanığı hafif
şekilde yaraladığı, devamında sanığın da katılanın yüz bölgesine yumrukla vurmak suretiyle onu sağ gözde işlev yitirilmesi niteliğinde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Kolluk güçleri tarafından düzenlenen 30.03.2013 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan hakkında düzenlenen Torbalı Devlet Hastanesi’nin 30.03.2013 tarihli ve Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 30.11.2015 tarihli adlî muayene raporlarında, sağ gözde alt göz kapağında 2 cm’lik cilt kesisi ve üst göz kapağında l cm’lik sıyrık ve konjonktival kanama mevcut olduğu, olaya bağlı gelişen sağ göz lens lüksasyonu nedeniyle uygulanan yapay göz içi merceğinin yerleştirilmesinin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Meşru Savunmaya, Haksız Tahrikin Derecesine, İlliyet Bağı Bulunmadığına, Ek savunma hakkı tanınmadığına, Zamanaşımına Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunmalarına, kolluk güçleri tarafından düzenlenen tutanağa, adlî muayene raporları içeriğine göre gözdeki yaralanmanın sanığın eylemi neticesinde gerçekleştiğinin anlaşılmasına, karar duruşmasında Yargıtay bozma ilâmının ve mütalaanın sanığın yüzüne karşı okunmasına, sanığın üzerine atılı suçun, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca olağan dava zamanaşımının on beş yıl olmasına göre, sanığın savunma hakkı kısıtlanmadığından, sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğundan ve dava zamanaşımı süresi dolmadığından, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında; ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında ve koşulları oluşmadığından meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasında, bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
1. Hüküm fıkrasında haksız tahrik indirim oranın asgari oranda uygulanmasına rağmen, hükmün gerekçesinde (1/2) oranında uygulandığı belirtilmiş ise de, bozma ilâmına uyularak hüküm kurulduğu nazara alındığında, gerekçede haksız tahrik indirim oranının hüküm fıkrasında uygulanan orandan farklı olması yazım hatası olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/390 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.