Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13893 E. 2023/893 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13893
KARAR NO : 2023/893
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Olası kastla yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
1. Sanığın, husumetli olduğu dava dışı Fetullah’a tabanca ile ateş ederken mağdur …’in de isabet alması suretiyle basit tıbbî müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasına neden olduğu olay nedeniyle kasten yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”

3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.

4. Sanık hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

5. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 12.02.2013 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 13.04.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edildiği, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zamanaşımının 2 yıl 2 ay 1 gün süre ile durduğu ancak; sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 19.08.2008 tarihi ile inceleme tarihi arasında, zamanaşımının durduğu süre de düşüldükten sonra 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/57 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.