Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13940 E. 2023/14 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13940
KARAR NO : 2023/14
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama

Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 01.12.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.10.2022 tarihli ve 2022/14466 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131453 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131453 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık … hakkında, katılan Rüştü …’a yönelik silahla yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin itirazın reddine ve katılan …’a yönelik basit yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin itirazın kabulüne dair Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/533 değişik iş sayılı kararının, ilgili hükümler kesin nitelikte olduğu cihetle, yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilen basit yaralama suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan, ‘Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin  253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.’ şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmolunan 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet kararının, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, itiraz yoluna tabi olmadığı ancak karara yönelik itiraz başvurusunun itiraz merciince incelenmesi neticesinde itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, itiraz mercii sıfatıyla verdiği 15.06.2021 tarihli ve 2021/533 Değişik İş sayılı kararın, yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun’da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan sopa ve taş ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) …,
b) …,
c) …,

d) …,
e) Silahla,
f) …,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ….”
Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, yargılama konusu eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiasının şüpheli kalması nedeniyle Mahkemece, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.”
Şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.