YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13943
KARAR NO : 2022/10334
KARAR TARİHİ : 23.12.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Adam öldürmek suçundan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/04/2000 tarihli ve 1999/314 Esas, 2000/127 sayılı kararı ile 15 yıl ağır hapis cezasına hükümlü …’in bu cezasının infazı sırasında, 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun gereğince 22/09/1999 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine ilişkin Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2001 tarihli ve 2001/81 müteferrik sayılı kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bihakkın tahliye tarihi olan 24/03/2012 tarihinden önce denetim süresi içinde 01/03/2009 ve 15/12/2011 tarihlerinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan dolayı hükümlünün hapis cezasına mahkûm edildiği gerekçesiyle şartla tahliyenin geri alınması talebinin, suçun denetim süresi sona erdikten sonra işlendiğinden bahisle reddine dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 24/09/2021 tarihli ve 2021/16430 Esas, 2021/16629 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2021 tarihli ve 2021/959 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Hükümlünün koşullu salıverilmesini müteakip denetim süresi içerisinde suç işlediği ve cezasının infazı sırasında, 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Koşullu salıverilme” ile ilgili 107. maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle, hükümlü hakkında aynen infaz kararı verilmeden önce Mahkemesince öncelikle, hükümlünün denetim süresinde işlediği her bir suçun iki katı sürenin suç tarihlerinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde bir hesaplama yapılarak gösterilmesi, hükümlü lehine olan düzenlemenin yapılacak bu hesaplama neticesine göre belirlenmesi gerektiği,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle değişiklik öncesi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/6. maddesinde yer alan, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklindeki, anılan Kanun’un 107/12. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” şeklindeki ve yine aynı Kanun’un 107/13. maddesinde yer alan, “Koşullu salıverilme
kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen, b) (Değişik bend: 25/05/2005-5351 S.K./8.mad) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.” şeklindeki ve 107/14. maddesinde yer alan, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki hükümlere göre hükümlünün belirlenen denetim süresi içerisinde tekrar suç işlediği takdirde koşullu salıverilmenin geri alınacağı nazara alındığında,
Hükümlünün, 15 yıl ağır hapis cezasının infazı sırasında, 22/09/1999 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu tahliyesine karar verildikten sonra ve 24/03/2012 olan bihakkın tahliye tarihinden önce, denetim süresi içerisinde 2009 tarihinde işlemiş olduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2015/662 Esas, 2018/145 sayılı kararıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 15/12/2011 tarihinde işlemiş olduğu silahla yaralama suçundan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2016 tarihli ve 2014/32 Esas, 2016/26 sayılı kararıyla 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, şartla tahliye kararının geri alınmasına ilişkin talebin, koşullu salıverilme için yatması gereken sürenin 6 yıl 5 gün, denetim süresinin 3 yıl 2 gün olup 5275 sayılı Kanun’un 107/6. maddesindeki denetim süresinin 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe girip bu tarihten itibaren başlayacak denetim süresinin bitim tarihinin 02/06/2008 olduğu, yeni suç tarihinin denetim süresinden sonra olduğu gerekçesiyle İstanbul İnfaz Hakimliğince reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiş ise de;
İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 4616 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun’a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 24/03/2012 tarihine kadar devam edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede,
Hükümlünün denetim süresi içinde birden fazla suç işlediği ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 48. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun öncesi düzenlemenin hükümlü lehine olduğu, ikinci suçun işlendiği 2009 tarihi (Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli kararında net bir tarih belirtilmemekle birlikte dava dosyası getirtilerek suç tarihinin tam olarak saptanması ile tespit edilen tarih) ile bihakkın tahliye tarihi olan 24/03/2012 tarihleri arasındaki sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12/10/2022 gün ve 94660652-105-34-1686-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2021 tarihli ve 2021/959 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.