YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13944
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : Kanun Yararına Bozma Bürosu
MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama
İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/295 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararları ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanması ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 06.05.2022
tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.10.2022 tarihli ve 2022/21861 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132667 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132667 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 1 yıldan az süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükümlünün, 01.11.1990 doğumlu olup 26.05.2007 olan suç tarihinde 15 yaşını doldurduğu, ancak 18 yaşını doldurmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunduğu belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
…,
(d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
3. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunduğu ve 15 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, kasten yaralama suçunun ise 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ise suça sürüklenen çocuklar yönünden dava zamanaşımının tespitine ilişkin esaslara yer verir. Buna göre; “Fiili işlediği sırada …; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”
4. 5237 sayılı Kanun’un, Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında dava zamanaşımını kesen sebeplere ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına bu sebeplerin neticesine yer verilmiştir. Buna göre, dava zamanaşımının kesilmesine neden olan bir hâlin varlığı, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun’da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzaması ile neticelenir.
5. Bu açıklamalar ışığında dava zaman aşımı incelendiğinde; hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu için olağan dava zamanaşımının 10 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının ise 15 yıl olduğu, kasten yaralama suçu için olağan dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay, olağanüstü dava zamanaşımının ise 7 yıl 12 ay olduğu belirlenmiştir.
Hükümlünün üzerine atılı suçları 26.05.2007 tarihinde işlediği, 26.02.2016 günü Mahkemesince savunmasının alındığı, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 15.11.2016 tarihinde verilip 28.12.2016 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 03.08.2018 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 28.12.2016 ilâ 03.08.2018 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 5 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 03.08.2018 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin yeniden işlediği anlaşılmıştır.
Dava zamanaşımı süresini kesen en son işlemin, 26.02.2016 tarihli savunma olması itibarıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu için olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı süreleri hükmün açıklanma tarihine kadar dolmamıştır.
Ancak, kasten yaralama suçu için suç tarihi olan 26.06.2007 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 28.04.2022 tarihine kadar 31.12.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle anılan suç yönünden açılan davaların düşmesine karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Mağdurlar …’ı kasten yaralama suçundan hükümlü hakkında verilen İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/295 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararlarına yönelik belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.