Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13987 E. 2023/2425 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13987
KARAR NO : 2023/2425
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin bir haftalık yasal süresinden sonra yapılmış ise de Mahkemece temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olduğu şeklinde hata yapılarak sanığın yanıltılması karşısında temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edildiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/223 Karar sayılı kararının Cumhuriyet Savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2020/8366 Esas, 2020/14515 Karar sayılı kararı ile “sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi, dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sübuta, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanın garson olarak çalıştığı işletmeye gittiği, gece saatlerinde sanığın, katılana “bir sorun yok değil mi” dediği ve işletmeden ayrıldığı, birkaç saat sonra katılan ikametine giderken sanığın, katılanın tekme ve tokat attığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Konya Eğitim Araştırma Hastanesinin, 08.07.2015 tarihli raporuna göre, katılanın, sol arka kaburga üzerinde 4×2 cm’lik abrazyon, bel bölgesinde abrazyon, her iki yanakta hassasiyet mevcut olduğu, yaralanmanın, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

4. Kollukça düzenlenen tutanaklar, adlî sicil kaydı dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sübut
Katılanın istikrarlı anlatımları ile meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eksik İnceleme İle Karar Verilmesi
Olay ve Olgular başlığındaki delillere göre dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümler
a) Seçenek Yaptırımlar
Sanığın, gerek dava dosyasında mevcut gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydına göre … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2013 tarihli ve 2011/467 Esas, 2013/267 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 2 ay 1 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrüre esas teşkil ettiği saptanmıştır. Mahkemece, sanığın “sanığın sabıkalı geçmişi, suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak” gerekçesiyle netice cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Erteleme yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde;
“… erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

Gerekir.”
Şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

2. Somut olayda sanığın, kasıtlı bir suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile erteleme kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur.

2. O hâlde, somut olayda sanığın, kasıtlı bir suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.