Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14047 E. 2023/2426 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14047
KARAR NO : 2023/2426
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/442 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası

uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/442 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararının sanık ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2020/9319 Esas, 2020/12609 Karar sayılı kararı ile “dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/498 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sübuta, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, babası mağduru yumruk atmak suretiyle yaraladığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Kırkağaç Devlet Hastanesinin, 02.08.2015 tarihli raporuna göre, mağdurun, sağ el bileği iç yüzde abrazyon, sol kulak etrafında kızarılık mevcut olduğu, yaralanmanın, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

4. Tanık beyanları, kollukça tutulan tutanaklar, adlî sicil kaydı, nüfus kaydı dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sübut
Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatım, mağdur beyanı, tanık beyanı, mağdura ait adlî rapor dikkate alındığında, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümler
a) Seçenek Yaptırımlar
Sanığın, gerek dava dosyasında mevcut gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydına göre Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2009 tarihli ve 2008/221 Esas, 2009/101 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 2 ay 6 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrüre esas teşkil ettiği saptanmıştır. Mahkemece, “sanığın mükerrir oluşu, adlî sicil kaydı dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” gerekçesiyle hükmolunan netice cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Erteleme yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde;
“… erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

Gerekir.”
Şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

2. Somut olayda sanığın, kasıtlı bir suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması ve sanığın adlî sicil kaydı dikkate alındığından bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile erteleme kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur.

2. O hâlde, somut olayda sanığın, kasıtlı bir suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması ve adlî sicil kaydı dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/498 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.