YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14313
KARAR NO : 2023/1661
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/491 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin
üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/491 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/15574 Esas, 2019/22530 Karar sayılı kararı ile temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve kabule göre de orantılılık ilkesine aykırı olarak 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile (1/3) oranında artırım uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayini nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2020/29 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ile sanığın amca çocukları oldukları, olay günü taraflar arasında alkolün etkisi ile belirlenemeyen bir sebeple tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın mağduru olaydan sonra ele geçirilemeyen ancak alınan beyanlar ve doktor raporlarına göre 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f-4) bendi anlamında silahtan sayılan bir sopa ile darp ederek hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 15.10.2015 tarihli ve 2015/15508 sayılı;
“…şahısta saptanan kırıkların müştereken; hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, Yüzde sabit iz niteliğinde olduğu…”
Görüşünü içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanığın inkara dayalı savunması, mağdurun ve tanıkların beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın hem orta (2) derece kemik kırığına ve hem de yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanması karşısında, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de netice cezanın sanığın kazanılmış hakkı gereği belirlenmesi nedeniyle bu husus sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna ve vesaire yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2020/29 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.