Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14505 E. 2023/2471 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14505
KARAR NO : 2023/2471
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/95 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2015/4947 Esas, 2019/620 Karar sayılı kararı ile , sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak , kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/1487 Esas, 2021/1187 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Basit yargılama usûlü uygulanarak verilen karara yönelik sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine genel yargılama usûlüne göre yapılan yargılama sonucunda, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/172 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi, sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekâlet ücretine,

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın ve katılanın suç tarihinde resmi nikâhlı evli oldukları, aralarındaki anlaşmazlık nedeni ile katılanın babasının evinde kaldığı, eşi olan sanığın kendisi ile görüşmek istemesi üzerine tanık …’nın evinde buluştukları, burada katılanın oğlunu alıp yatak odasına geçtiği, arkasından sanığın da yatak odasına geldiği ve kapıyı kilitlediği, katılan ile zorla ilişkiye girmek istediğini söyleyerek yumrukladığı, boğazını sıkıp “seni öldürürüm” dediği, katılanın tanıklardan yardım istediği, sanığın eylemini tamamlayamayacağını anlaması üzerine sanığın kapıyı açtığı anlaşılan olayda, katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, tanıkların beyanlarında cinsel saldırıya yönelik bir görgüden bahsetmemeleri nazara alındığında sanığın eyleminin mevcut haliyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, kollukça düzenlenen diğer tutanaklar, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas ilâmı dava dosyasında bulunmaktadır.

3. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 14.11.2013 tarihli; “…’ın darp edilmesi sonucu meydana gelen lezyonlarının, Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu,” görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılan Kurum vekilinin, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanık savunması, katılan beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikte Olay ve Olgular başlığı altında (3) paragrafta bilgilerine yer verilen adli muayene raporu ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, mağdur tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. a. Katılan Kurum vekilinin vekâlet ücretine yönelen temyiz istemi yönünden, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi

gerektiğinin gözetilmemesi hususu hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
b. Sanığın tekerrüre esas alınan adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün 15.04.2020 tarihli 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’ un 272 inci maddesinin son fıkrasına eklenen “bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki ibare gereğince, sanık hakkında tekerrür uygulama koşulunun ortadan kalkması hususu hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2 a- b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/172 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.250 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve 5237 sayılı Kanun’ un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.