YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14537
KARAR NO : 2023/1318
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2013 tarihli ve 2007/194 Esas, 2013/465 Karar sayılı kararları ile;
a) Sanık … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2013 tarihli ve 2007/194 Esas, 2013/465 Karar sayılı kararlarının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2017/15887 Esas, 2017/14921 Karar sayılı ilâmıyla;
“1) Sanıkların eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca, cezalarının 5 yıldan az olamayacağı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nin 196/2 maddesi gereğince sanıkların istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) Sanıkların mağduru bıçak ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladıkları olayda, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddelerine göre belirlenen cezalarının TCK’nin 87/1-son maddesine göre 5 yılın altında kalması halinde 5 yıla çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2018/41 Esas, 2022/368 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Mağdurun hayati tehlike geçirmediğine,
3. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
4. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
1. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Verilen cezanın fazla olduğuna,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ile mağdurun aynı inşaatta çalıştıkları, olay tarihinden önce farklı memleketlerden olan işçiler arasında kavga çıktığı, olay günü mağdur ve sanıkların ilçe merkezinde dolaşırken karşılaştıkları, önceki
kavga nedeniyle aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde sanık …’in bıçak ile mağduru göğüs bölgesinden, sanık …’ün ise baldırından bıçakla yaraladıkları, göğüs bölgesindeki yaralanma nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevilli ikrarda bulundukları belirlenmiştir.
3. Tanıklar …. ve ….,’nin taraflar arasında yumruklaşma ile kavganın başladığını bildirdikleri tespit edilmiştir.
4. Sanıkların eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin Hukuki süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmından sonra Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Karşıyaka Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 28.03.2019 tarihli adlî muayene raporunda özetle;
a) Göğüs ön bölgede 2 cm. cilt-ciltaltı kesi (göğüs boşluğuna girmediği), kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
b) Sol ön göğüs alt bölgede, göğüs boşluğuna penetre kesici alet yaralanması (pnömotoraks şüphesi olduğu), kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
c) Sağ uyluk dış yan kenarında 5 cm. derine nafiz kesici-delici alet yaralanması, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
d) Tüm yaraların müştereken kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
Görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların Beraat Talepleri Yönünden
Her ne kadar sanıklar haklarında beraat kararı verilmesi gerektiği bildirilmiş ise de tüm dava dosyası kapsamı, mağdur beyanı ile bu beyanı destekler mahiyetteki adlî muayene raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanıkların eylemi sübuta ermekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Adlî Rapor Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, mağdurun yaralanması sonucunda hayati tehlike geçirdiği hususunda aşamalarda alınan adlî muayene raporları arasında çelişki bulunmadığı dikkate
alınarak Mahkemece buna göre uygulama yapıldığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunma Yönünden
Taraflar arasında olay anında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, olay günü kavganın kim tarafından başlatıldığının kesin olarak belirlenemediği, bu hâli ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarıyla uyumlu şekilde sanık lehine (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı, meşru savunma hükmünün uygulanabilmesi için ilk saldırının kimden geldiğinin kesin olarak belirlenmesinin ve meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin diğer koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin buna göre belirlenmesinin gerektiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik Yönünden
Mahkemece ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği belirtilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2000/367 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Ceza Dairelerinin bu karar yönünde, süreklilik arz eden uygulamaları ile uyumlu şekilde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümlerde asgarî oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
1. Fazla Ceza Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporu dikkate alınarak sanıkların eylemleri neticesinde mağdurun hayati tehlike geçirdiği olayda sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezada, aynı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen meydana gelen zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu gibi ölçütler ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, Mahkemece buna göre uygulama yapıldığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Erteleme Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2018/41 Esas, 2022/368 Karar sayılı kararlarında sanıklar ile sanık … müdafiince öne sürülen
temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.