YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14556
KARAR NO : 2023/3358
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine ilişkin ek karar, mahkûmiyet
Sanık … yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 07.09.2022 tarihli ve 2019/2605 Esas, 2022/737 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık … yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin
hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 Tarihli ve 2015/264 Esas, 2018/45 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında mağdur …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının som cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba,
2. Sanık … hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 Tarihli ve 2019/2605 Esas, 2022/737 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında mağdur …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik katılan ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Asıl karar ve ek karara yönelik temyiz sebebi aynı olmakla,sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımının gerçekleşmiş olduğuna,
2. Usul hükümlere aykırı davranıldığına,
3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkûmiyet kararının eksik araştırma ile verildiğine,
4. Sanığa ek savunma hakkı ve son söz hakkı verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına,
5. Sanık hakkında sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına,
6. Şartları oluştuğu hâlde haksız tahrik indirimi uygulanmadığına,
7. Sanığın lehine hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında diğer sanık … ile birlikte katılan …’ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında sanık …’nin cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatine, sanık …’in ise eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri belirlenmekle, sanık …’nin (diğer olay nedeniyle) karakolda ifadede olduğunu savunduğu, katılan …’nin kendisini sanık …’nin yaraladığını bildirdiği, inceleme dışı mağdur …’nın kolluk aşamasında önce …’nin sonra oğlu …’in katılanı yaraladığına ilişkin anlatımda bulunduğu, ancak sonraki aşamalarda oğlu …’in katılanı yaralamadığını bildirdiği belirlenmiştir.
3. Sanıkların eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 04.07.2017 tarihli adlî muayene raporunda özetle; kafa pariyetal kısmında 4 cm. çapında şişlik, karında …, yaygın hassasiyet, istemsiz defans ve rabaund, akut iç kanama şüphesi, tomografi sonuç raporunda L1 ve L2 sol transvers proçeste fraktür izlendiği tespit edilen kişinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, vücutta L1 ve L2 transvers proçeslerinde kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3 üncü) derece etkileyecek nitelikte olduğu görüşü bildirilmiştir.
4. Katılanın annesi … dışında olayı gördüğünü beyan eden tanık bulunmamakla aşamalarda beyanı alınan … B. ile savunma tanıkları …, … A., … B., … C.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Katılan ve sanıklar arasındaki önceki olaya ilişkin yargılama dosyasının incelendiği tespit edilmekle sanık …’nin savunmasında bildirdiği ifade alma işlemine ilişkin kolluk tutanaklarının da tespit edilerek incelendiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay günü saat 11.30 sıralarında katılan …’nin [annesi … ile] babasının işletmeciliğini yaptığı okul servis şoförleri ile sanık …’nin tartıştıklarını görmeleri üzerine olay yerine gittikleri, aynı zamanda amcası olan sanık …’nin dahil olduğu kavgayı ayırmak istediğinde katılan …’nin kendi aleyhine mahkemede tanıklık yapmış olması nedeniyle sanık …’nin katılan …’ye tekme attığı, duvara çarpıp yere düşmesi üzerine, üzerine çıkıp zıpladığı, katılan …’nin, annesinin yardımı ile evlerinin avlusuna getirilse de yerden kalkamadığı, bu şekilde yerde yatarken olay yerine gelen katılanın kardeşi sanık …’e, diğer sanık …’nin [sanıkların katılan …’yi kasten yaralama suçundan sanık olarak yargılanıp mahkûm oldukları … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/793 Esas 2015/360 Karar sayılı dosyası üzerinden yürütülen kovuşturmanın 17.03.2015 tarihli duruşmasını kast ederek] “… gel …’yi biraz da sen döv, dün nasıl mahkemede ifade verdi gördün mü” dediği, bunun üzerine yerde baygın hâlde yatan …’nin karnına ve kafasına sanık …’in de tekme attığı, sanık …’nin yerde yatan …’nin hastaneye götürülmesine engel olup katılanın, babası ve sanık …’nin abisinin gelmesi üzerine hastaneye götürülebildiği sabit görülerek sanık …’nin ikinci olayda diğer sanık …’i azmettirmesi sonucu sanık …’in de …’yi yaraladığı, sanık …’i sanık …’nin azmettirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği de sorumlu olacağı dikkate alındığında sanık …’nin katılan …’ye yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Zamanaşımı Yönünden
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmediği, ceza zamanaşımının ise hükmün kesinleşmesinden sonra cezanın infazı aşamasına ilişkin bir durum olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Usûl Kuralları ve Savunma Hakkı Yönünden
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince sanığın savunmasının bizzat alındığı, değişen suç vasfına göre ek savunma hakkı tanındığı, alınan beyanların usûle uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün tefhim edildiği duruşmada sanığın bizzat hazır olmadığından son sözünün sorulamadığı belirlenmekle, sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacak herhangi bir usûle aykırılık ile diğer usûl işlemlerine aykırılık tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Beraat Talebi Yönünden
Her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmesi talep edilmiş ise de toplanması gereken delillerin toplanıp dava dosyası tekemmül ettirilerek sanığın tekme atması neticesinde yere düşen katılanın üzerinde tepindiği katılanın beyanı ile katılanın annesi …’nın anlatımı, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen adlî muayene raporunun içeriğinde tespit edilen yaralanma bulguları ve sanığın olay günü karıştığı diğer adlî olayla ilgili incelenen tutanaklar karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Ceza Miktarı Yönünden
Sanığın asli fail olarak katılanı darp etmesinden kısa süre sonra gelen katılanın kardeşi diğer sanık …’e de katılanı dövmesini söylediği, katılanın … tarafından da darp edildiğinin kabul edildiği olayda; sanığın yeğeni olan katılana yönelik yaralama eyleminden asli fail olarak sorumlu olduğu, kaldı ki azmettiren olduğu kabul edilse dahi katılana yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmadığı dikkate alınmadan sanık …’in sıfatından kaynaklanan nedenin sanık … hakkında da uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Haksız Tahrik Yönünden
Katılanın önceki bir olay sebebiyle sanık ile diğer sanık tarafından yaralanmış olması nedeniyle açılan davanın olaydan bir gün önce duruşmasının yapıldığı, sanığın bu duruşmada katılanın aleyhinde beyanda bulunmasına sinirlenmesi nedeniyle atılı suçu işlediğinin iddia olunmasına, sanığın da suçlamayı kabul etmemesine göre katılandan kaynaklı haksız davranış bulunmadığı belirlenmekle, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Lehe Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Bölge Adliye Mahkemesince “Sanığın mevcut olan adli sicil kaydı, olumsuz geçmişi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetildiği…” şeklindeki gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmamasının yerinde olduğu, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı
Kanun’un 51 … maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2019/2605 Esas, 2022/737 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-4) bendinde açıklanan sanık hakkında fazla ceza verilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2019/2605 Esas, 2022/737 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykrı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.