Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14560 E. 2023/551 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14560
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.10.2019 tarihli ve 2017/3287 Esas, 2019/4375 Karar sayılı ilâmı ile özetle;
“Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda sanıklar müdafilerinin yargılama ve duruşmalı temyiz incelemesi sırasında, sanık … hakkında meşru müdafaa veya meşru müdafaada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, sanık …’ın ise suça iştirakinin olmadığını ifade etmesi karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/284 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2021/8449 Esas, 2021/14708 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/8499 Esas, 2021/14708 Karar sayılı ilâmı ile özetle; “Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’nın olaydan önce maktülün ailesinin evinin önünde diğer mağdurlara tehdit ve hakarette bulunması üzerine maktul ve ev sahibi…’nin sanık …’yı ailesine şikayet etmek için sanığın evine geldikleri kapıyı sanık …’ın açtığı ev sahibi…’nin şikayette bulunması üzerine,

sanık …’ın sanık …’ya “gel lan bunların evini göster, neymiş ben kendilerine göstereyim” dediği, sanık …’nın “öldüreceğim ben onları” dediği ve Suriyeli mağdurların evine doğru koşmaya başladıkları, maktulün de… ile arkalarından olay yerine geldikleri, burada maktul ile mağdurlar ile sanıklar arasında başlayan kavga sırasında, sanık …’nın maktulü bıçakladığı, sanık …’ın ise maktulün abisi olan … ile mücadele ettiği ve …’in kardeşi maktule yardım etmesine engel olduğu, sanık …’nın maktulü bıçaklamasının ardından sanık …’ın yeğenini olay yerinden uzaklaştırdığı anlaşılan olayda, sanık …’ın suç işleme kararını kuvvetlendirmek ve maktule yönelik suçun icrasını kolaylaştıran eylemlerinin, TCK’nin 39. maddesi kapsamında yardım niteliğinde bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İnegöl+
IV.GEREKÇE
1. Katılan Vekilinin İştirak Derecesine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece iştirakin derecesinin belirlenmesinde ve

sanık …’ın maktule yönelik kasten öldürme suçunu işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiği bu şekilde kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin iştirakin derecesine yönelen temyiz istemi bakımından hükümde aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan Vekilinin Tehdit Suçundan Hüküm Kurulması Gerektiğine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan bir hüküm bulunmadığı, bozma öncesi yargılama sonucunda hukuki süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta belirtilen Yargıtay ilamı ile anılan suça ilişkin hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.

3. Sanık Müdafinin Eksik İnceleme ve Sübuta Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eksik inceleme ve sübut yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanık Müdafinin Haksız Tahrîke Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Maktulden sanığa yönelen, haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Sanık Müdafinin Meşru Müdafaaya Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Maktul tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmaması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. Sanık Müdafinin Vesaire Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz istemleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden

katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.