YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14578
KARAR NO : 2023/886
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2013/299 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2013/299 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2021/4368 Esas, 2021/3186 Karar sayılı kararıyla;
“1)Sanığın, mağduru, hayati tehlike geçirecek ve orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin birleşmesi halinde sanığa verilecek cezanın ancak bir kez arttırılabileceği, bu durumun 5237 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ve 61 … maddesi dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanık hakkında yalnızca daha ağır neticesi olan hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralama nedeniyle uygulama yapılması gerekli ve yeterli iken, kemik kırığınında meydana geldiğinden bahisle ayrıca 5237 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3)Sanığın aşamalarda, aynı mahalledeki arkadaş grubundan Veysel isimli kişinin kardeşine tokat attığını öğrenince olay yerine geldiğini, karşı tarafın kalabalık olduğunu, iki kişi kolundan tutup aracın içerine sokarak burada kendisini darp ettiklerini, birisinin sopayla, diğerinin bıçakla işaret parmağına vurarak yaraladığını savunması, tanık S.T. ‘nin beyanı ve sanık hakkında düzenlenen adli muayene raporununda savunmasını doğrulamış olması karşısında, haksız tahrik hükmünün makul oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/232 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta ve meşru savunmanın varlığına,
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfına, takdiri indirim nedenine ve vekalet ücretine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … mağdurun da dahil olduğu arkadaş grupları arasında çıkan kavga sırasında sanığın ele geçirilemeyen bıçakla mağdurun göğüs sol kısmına bir kez vurarak hayati tehlikeye ve orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, mağdur hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 23.05.2015 tarihli raporda; “..sol torakal bölgede 3. inter kostal aralık ile ön aksiller hatta 2 cm.lik kesici delici alet yarası mevcut, sol 4. kaburgada kırık mevcut olup yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, kemik kırığı hayati fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkiler..” görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasına alınmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sübut
Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları, tanıklar Y.A. ve S.T.’nin ifade tutanakları, sanığın ikrar içeren savunmaları, mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma
Sanığın suçta kullandığı bıçağın kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulünün mümkün görülmediği, sanığın kendisine yönelik saldırıda basit şekilde yaralandığı ancak saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suç Vasfı
Sanığın bıçakla mağdura bir kez vurmuş olması, devam etme imkanı varken eylemine kendiliğinden son vermesi, yaralanmanın nitelik ve derecesi birlikte gözetildiğinde sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Takdiri İndirim
Mahkemece, ”yargılama aşamasındaki tutum ve davranışı dikkate alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeyle sanık lehine takdiri indirim hükmünün uygulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Vekalet Ücreti
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/232 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan … kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan … Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.