Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14614 E. 2023/5059 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14614
KARAR NO : 2023/5059
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 Tarihli ve 2016/72 Esas, 2016/193 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanık … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 Tarihli ve 2016/72 Esas, 2016/193 Karar Sayılı Kararının Sanık … ve katılan sanık … Tarafından Temyizi Üzerine
Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/18054 Esas, 2017/11249 Karar sayılı kararı ile özetle yargılama konusu olay ile ilgili olarak yaşlarından ötürü haklarında ayrı soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkındaki soruşturmanın akıbeti sorularak buna ilişkin dosya getirtilip incelenerek eylemler arasında hukuki ve fiili bir irtibat bulunup bulunmadığı, irtibat mevcut olduğu takdirde ve diğer dava dosyası neticelenmemiş ise her iki davanın birleştirilmesi sağlanarak delillerin birlikte değerlendirilmesi, neticelenmiş ise denetimi sağlamak bakımından delil olarak dosya içerisine konularak hukuki durumunun belirlenmesinin gerekmesi, kabul ve uygulamaya göre; katılan …’da meydana gelen yaralanmanı duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık …’ın katılan …’ı silahtan sayılan vasıta ile duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralamasına neden olduğu olayda, birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğini gözetilmemesi, katılan …’da meydana gelen kemik kırığının sanık …’nin suç tarihindeki eylemi nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi için en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması, tekerrüre esas başka mahkumiyetleri bulunmasına karşın sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, sanık … hakkında diğer sanık …’nin mahkumiyetine ilişkin ilamın ve sanık … hakkında ise sanığın 18 yaşından küçükken işlediği ve tekerrüre esas alınamayacak suça ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması, hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık …’ın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmiştir.

C. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 Tarihli ve 2017/461 Esas, 2021/774 Karar Sayılı Kararıyla
1. Suça sürüklenen çocukların, katılan sanık …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü

fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası fıkraları uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye,
3. Sanık … hakkında katılan …’a karşı ik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve kanuna uygun olmadığına, eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, haksız tahrikin tam manası ile uygulanmadığına, hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin son fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun çarpması sonucu meydana gelen yaralanmasının dikkate alınmadığına, Adli Tıp Kurumu’ndan raporunun aldırılmadığına ilişkindir.

2.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; katılan sanık … hakkında kanuni şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması, katılan sanık …’ın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmaması, katılan sanık … hakkında Yargıtay’ın bozma kararında belirtildiği şekilde rapor aldırılmadan hüküm kurulmuş olmasına ilişkindir.

3. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun olay sırasında silahtan sayılan herhangi bir eşya kullanmadığından 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.

4. Suça sürüklenen çocuk … Yavyu müdafiinin temyiz isteği; katılan sanık …’ın çelişkili beyanlarının hükme esas alındığına, suça sürüklenen çocuğun suçu silahtan sayılan cisimle gerekçekleşirdiğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

5. Sanık …’nin temyiz isteği; eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, taşı korkutmak amacıyla attığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılan sanık …’ın yolda yürümekte iken önceden suça sürüklenen çocuk …’nun kullandığı araca bindiği, … ile … arasında …’ın, …’dan aldığı parayı iade etmemesi nedeniyle para meselesinden tartıştıkları, suça sürüklenen çocuk … ile beraber hareket eden katılan suça sürüklenen çocuk …’ın ve sanık …’nin katılan sanık …’a “Buradan uzaklaş git” dedikleri, …’ın döner bıçağıyla …’a saldırdığı, sanık …’nin taş atıp hep birlikte hareket ederek, bıçak ve taş kullanılarak …’ı yaraladıkları, yine suça sürüklenen çocuk …’ın aracı ile katılan sanık …’ya arkasından çarptığı, …’ın ise …’ın elinden döner bıçağını ele geçirip saldırıya karşılık vererek döner bıçağını savurarak …’ı yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuklar ve sanık …’nin eylemi sonucu katılan sanık …’ın yaralanmasına ilişkin;
a. Uşak Medicalpark Hastanesince düzenlenen 30.08.2015 tarihli;
” Araç dışı trafik kazası ve darp öyküsü olan hastada alında kesi, sağ kolda sıyrık, toraks ön sağ yüzde …-hassasiyet, nefes almada zorluk mevcut, nörolojik muayene normal, frontal bölgede ortalama 2-3 cm lik kesi, sağ humerus üzerinde geniş çaplı abrazyon, toraks ön sağ tarafta …, hassasiyet, nefes almada zorluk mevcut, çekilen grafilerde kemik yapıda patoloji görülmediği”

b.Uşak Medicalpark Hastanesi’nce düzenlenen 16.09.2015 tarihli;
“Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı’nca yapılan muayenede frontal bölgede sol lateralde yaklaşık 2,5 cm lik sütüre kesi mevcut, maksillofasial muayene bulgularında başka patoloji saptanmadı, raporsuz CT de nazal nondeplase fraktür olduğu”

c. Uşak Devlet Hastanesinde görevli Plastik Cerrahi Uzmanınca düzenlenen 11.08.2016 tarihli;
“Sol frontal bölgede yaklaşık 2.5 cmlik skar dokusu.Yüzde sabit iz oluşturmaktadır”

d. Uşak Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.11.2015 tarihli;
“Kişide tanımlanan mevcut bulgulara göre, burun kemiğinde nondeplase(ayrıksız) kırığa neden olan yaralanmasının;
a) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
b) Vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını HAFİF(1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
c) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI”
e. Ayrıntılarına Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında yer verilen bozma ilamı doğrultusunda Kütahya Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.01.2018 tarihli;
“Kişide tarif edilen burun kırığının niteliği dikkate alındığında künt travma ile meydana gelebilecek nitelikte olduğu, ancak sorulan hususlarda tıbben ayrım yapılamayacağı kanaatini bildirir rapordur.”

f. Kütahya Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.02.2018 tarihli;
“Kişiye ait ekli evrakında olay tarihinden önceye ait karşılaştırmada kullanılabilecek herhangi bir grafi görülmemiş olduğu, varsa iddia edilen olay tarihinden önceki bir tarihe ait grafisi ile karşılaştırmalı olarak, yoksa olay tarihli grafilerinin eski-yeni kırık ayrımı yapılması amacıyla en yakın radyoloji uzmanından görüş alınmasının uygun olacağı kanaatini bildirir rapordur. “
Görüşlerini içerir adli muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan sanık …’ın eylemi sonucu katılan suça sürüklenen çocuk …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin Uşak Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 08.04.2021 tarihli;
“30.08.2015 tarihinde kesici alet ile yaralandığı bildirilen …’a ait tıbbi evrakın tetkiki, şube müdürlüğümüzde yapılan muayenesi ve adli-tıbbi değerlendirilmesi sonucunda; …’ın olay gününe ait tıbbi evrakında (Uşak EAH Acil Servisi ve Afyon Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi-Ortopedi Servisi) burun lezyonundan ve kırığından bahsedilmediği, şahsın olay tarihi itibariyle alınan kolluk ve mahkeme ifadelerine ait tutanaklarda da burun lezyonu-kırığından bahsetmediği, şahsın tarafımızca yapılan muayenesinde de yaralanma bölgesi olarak sol el 1. parmak, sağ kulak bölgesi ve saçlı deri sol oksipital bölgeyi tariflediği dikkate alındığında; olay sırasında burun kırığı oluştuğuna dair somut tıbbi bulguların mevcut olmadığı anlaşılmış olup bu haliyle kafa kemiklerinde kırık ya da travmatik kafa içi değişimi veya iç organ ya da büyük damar yaralanması tariflenmediğine göre; sol el 1. parmakta subtotal amputasyona, sağ kulak bölgesi ve sol oksipital bölgede kesiye neden olduğu bildirilen bahse konu yaralanmasının;
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLMADIĞI,
2.Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3.Vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, sol el 1. parmak proksimal falanks açık kırığının hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte OLDUĞU,
4.Yüz sınırları içerisinde sağ kulakta tarif edilen yara izinin yüzde sabit iz niteliğinde OLMADIĞI,
5.Sol el 1. parmakta meydana gelen yaralanma ile ilgili olarak tarafımızca yapılan muayenede el ve parmak fonksiyonlarının tama yakın iyileşmiş olduğunun görüldüğü, motor veya duyu defisiti saptanmadığı, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı tarafından 18.07.2018 günü yapılan muayenesinde de sol baş parmak hareketlerinin sağ taraf ile aynı ve normal olduğunun belirtildiği kayıtlı olduğuna göre mevcut yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI,

Mahkemenizin talebi üzerine yapılan her bir yaralanmanın ayrı ayrı yapılan değerlendirmesinde ise;
Sol el 1. parmaktaki subtotal amputasyonun;
– Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
– Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLMADIĞI,
-Vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, sol el 1. parmak proksimal falanks açık kırığının hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte OLDUĞU,
-Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI,

2) Sağ kulak kepçesinde kesi olarak belirtilen lezyonun;
– Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
….
3) Sol oksipital bölgede kesi olarak belirtilen lezyonun;
– Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
….”
Görüşlerini içerir adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) bendinde bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocukların Katılan Sanık …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Katılan sanık …’ın suça sürüklenen çocuğun çarpması sonucu meydana gelen yaralanmasının dikkate alınmadığına, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesine, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire, suça sürüklenen çocuk … Yavyu müdafiinin katılan sanık …’ın çelişkili beyanlarının hükme esas alındığına, suça sürüklenen çocuğun suçu silahtan sayılan cisimle gerekçekleşirdiğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılan sanık …’ın aşamalardaki beyanı ve yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu içeriği ile saptandığı, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden suça sürüklenen çocukların suçu işledikleri sırada silahtan sayılan cisim kullandıklarının katılan sanığın adli muayene raporlarından anlaşıldığı, katılan sanık …’ın yaralanmasına ilişkin adli muayene ve adli tıp raporlarının aldırıldığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Katılan Sanık …’ın Katılan Suça Sürüklenen Çocuk …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Katılan sanık …’ın kararın usul ve kanuna uygun olmadığına, eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, haksız tahrikin tam manası ile uygulanmadığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılan sanık …’ın kollukta tespit edilen “Ben aracın yanında beklerken tanımadığım sarışın … boylu bir şahıs geldi ve bana yürü git buradan amına koyduğumun çocuğu diyerek bağırdı, bu şahıs bana

hakaret edince kendime sindiremedim ve bu şahıs ile dövüşmeye başladım” şeklindeki beyanına göre somut olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmış olup katılan sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Katılan sanık …’ın hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin son fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna, Cumhuriyet savcısının katılan sanık … hakkında kanuni şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması, katılan sanık …’ın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmaması yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a. Katılan sanığın, katılan suça sürüklenen çocuk …’a karşı eylemi sonucu ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (3) numaralı paragrafında yer verilen adli muayene raporunda da anlaşılacağı üzere …’ın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış olup sanık hakkında kurulan hükümde bu haliyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

b. Katılan sanığın adli sicil kaydında yer alan Bolvadin (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli, 2012/322 Esas, 2013/218 Karar sayılı kararı ile 5237 saylı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmünün 16.07.2013 tarihinde kesinleştiği, suç tarihi olan 30.08.2015 tarihi itibarıyla tekerrüre esas olduğu anlaşılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 58 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık …’nin Katılan Sanık …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık …’nin eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, taşı korkutmak amacıyla attığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanık …’nin kavga sırasında kaçarken taş attığı şeklindeki savunmasına göre saldırıyı kaçarak defetme imkanı olan sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluşmadığı ve sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmış olup sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Katılan sanık …’ın usul ve kanuna uygun olmadığına, Adli Tıp Kurumu’ndan raporunun aldırılmadığına, Cumhuriyet savcısının katılan sanık … hakkında Yargıtay’ın bozma kararında belirtildiği şekilde rapor aldırılmadan hüküm kurulmuş olmasına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a. Bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen Olay ve Olgular bölümünün (2-f) paragrafında ayrıntılarına yer verilen raporda belirtildiği üzere katılan sanık …’ın yaralanmasına ilişkin radyoloji uzmanından görüş alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

b. Mahkemenin kabulü ve katılan sanık …’nın anlatımlarına göre sanık … ve suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan sanık …’yı yaraladıkları anlaşmış olup sanık …’nin de en ağır cezayı içeren 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesinden sorumlu tutulması gerektiği, sanık … hakkında Hukuki Süreç başlığının (C-3) bendinde ayrıntılarına yer verildiği şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

c. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli, 2014/316 Esas, 2014/804 Karar sayılı kararı ile 5237 saylı Kanun’un 165 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000 TL ve 80 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmünün 03.02.2015 tarihinde kesinleştiği, suç tarihi olan 30.08.2015 tarihi itibarıyla tekerrüre esas olduğu anlaşılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 58 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

d. Kabule göre; sanığın, katılan sanık …’ı kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı şeklindeki kabul karşısında sanık hakkında kurulan hükümde bu haliyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocukların Katılan Sanık …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2017/461 Esas, 2021/774 Karar sayılı kararında katılan sanık … ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Katılan Sanık …’ın Katılan Suça Sürüklenen Çocuk …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükmü İle Sanık …’nin Katılan Sanık …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Eylemlerinden Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) ve (C-2) bendinde açıklanan nedenle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2017/461 Esas, 2021/774 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık …, Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.07.2023 tarihinde karar verildi.