Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14622 E. 2023/552 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14622
KARAR NO : 2023/552
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2013/221 Esas, 2014/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2013/221 Esas, 2014/311 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/3307 Esas, 2017/4704 Karar sayılı ilâmı ile özetle;

“a- Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’in mağdur …’ı 3 bıçak darbesiyle sol orta aksiller hatta 11. kosta hizasında, sağ kristailliaka anterior superiorunda ve sol ön kol orta hatta olmak üzere basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, yaralamanın hayati tehlikeye sebep olmadığı, oluşan zarar ve tehlikenin boyutu gözetildiğinde sanığın mağdura yönelik eyleminin “Kasten Silahla Yaralama” suçu kapsamında bulunduğu ve 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki kıstaslara göre teşdiden ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,

b- Mağdur …’ın, sanığa yönelik basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaktan ibaret haksız eylemi nedeniyle, 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 29. maddesinin uygulaması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında asgari oranda cezadan indirim yapılması gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdur ve sanığın suç tarihinden önce kız arkadaş konusundan dolayı aralarında husumet olduğu mağdurun arkadaşları olan tanıklar ….., ve …., ile birlikte para çekeceği esnada aralarında daha önceden husumet oluşan sanık … ile karşılaşarak kavga etmeye başladıkları, tanıkların kavgayı aralamalarından sonra sanığın olay yerini terk ettiği, aradan yarım saatlik bir zaman dilimi geçtikten sonra sanığın arkadaşları ile birlikte yürüyen mağdurun yanına doğru gittikleri, mağdurun sanığa “ne ulan beni mi vuracan” demesi üzerine sanığın da “evet seni vuracağım” diyerek sırf saldırıda kullanmak amacı ile taşıdığı bıçağı mağdurun hayati bölgesi olan karın boşluğuna üç kez vurduğu, oluşan yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olmaması, oluşan zarar ve tehlikenin boyutu gözetilerek sanığın mağdura yönelik kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilmiş ve buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.

Mağdurun, sanığa yönelik basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaktan ibaret haksız eylemi nedeniyle, haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin başladığı ancak denetim süresi içerisinde sanığın, 05.06.2021 tarihinde Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/834 Esas sayılı dosyasına konu trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği bu suçtan yargılaması yapılarak verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/3307 Esas, 2017/4704 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV.GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 09.05.2011 yerine, 09.05.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.