Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14646 E. 2023/619 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14646
KARAR NO : 2023/619
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 Tarihli ve 2016/139 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 Tarihli ve 2016/139 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 09.12.2020 Tarihli ve 2020/1475 Esas, 2020/18511 Karar sayılı kararı ile
“1) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2007 tarih, 2007/145 Esas – 2007/267 Karar sayılı “1 yıl 8 ay” hapis cezasına ilişkin ilamının, tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ceza içerdiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleri ile tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği hatırlatılarak bozulmasına ve karar verilmiştir.

3. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 Tarihli ve 2021/560 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek mükerrerliğe özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Subuta ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın mağdurlardan …ın oğlu diğer mağdur …’nın kardeşi olduğu, olay günü aralarında ailevi meseleler nedeniyle tartışma çıktığı tartışmanın kaynağının tam olarak tespit edilemediği, bu tartışma sırasında sanık …’ın mağdur … ve …’yı beden yoluyla darp ederek yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamları kabul etmemiştir.

3. Mağdurların beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

4. Mağdur …’ın yaralanmasına ilişkin olarak Elbistan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.01.2016 tarihli adli muayene raporunda “sol göğüs üstünde 1 cm.’lik sıyırık, sol göğüs altında hafif kızarıklık” mevcut olduğu ve yaralanmasnın basit tıbbi müdahale ile giderilir olduğunun belirtildiği, yine

mağdur …’nın yaralanmasına ilişkin olarak Elbistan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.01.2016 tarihli adli muayene raporunda “boyunda 5 cm.’lik kızarıklık” mevcut olduğu ve yaralanmasnın basit tıbbi müdahale ile giderilir olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

5. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmı doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği ancal sanık müdafiinin itirazı üzerine genel yargılama usulüne göre karar verildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
SÜBUT
Sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmaları, mağdurların soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla uyumlı adli muayane bulguları karşısında sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 Tarihli ve 2021/560 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.