Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14686 E. 2023/2343 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14686
KARAR NO : 2023/2343
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli 2014/408 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Esas No: 2022/14686

Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3’er yıl 1’er ay 15’er gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli 2014/408 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarihli ve 2020/15409 Esas 2021/1283 Karar sayılı kararı ile
”1) Katılanın olay nedeniyle 3. derece kemik kırığı ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli hali ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması sırasında; sanıklara TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uygulanarak verilen “1 yıl 6 ay” hapis cezalarının TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılması ile “2 yıl 12 ay” hapis cezasına çıkartılması gerekirken, artırım sonucu gösterilmeksizin sanıkların doğrudan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
3) Sanıklar hakkında kasti suçtan verilen hapis cezalarının mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli 2021/74 Esas 2022/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3’er yıl 9’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, gerekçeye, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik oranına, ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, eksik araştırmaya, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın sanık …’a ait nakliye firmasında şoför olarak çalıştığı, diğer sanık …’nin de aynı nakliye firmasında müdür olarak görev yaptığı, olay tarihinden önce katılanın Konya’ya yük götürdüğü, sanıkların katılanı arayarak Konya’dan …’e geçerek oradan başka bir yük almasını söyledikleri,

bunun üzerine katılanın …’e geldiği ancak bir anlaşmazlıktan dolayı katılanın yükü alamadığı, sanıkların katılana aracı …’de bırakarak otobüsle dönmesini istedikleri, katılanın yol parası olmadığından bahisle sanıklardan para istediği, sanık …’nin daha önce para verdiklerini başka para veremeyeceklerini söylediği, bunun üzerine katılanın kullandığı şirkete ait tırı İstanbul’a getirerek Sefaköy’deki tır garajına çektiği ve yol parası olarak kullanmak üzere tırın deposundan 20 litre kadar mazot almaya çalıştığı, bu sırada tırın yanına gelen sanıkların katılan ile tartışmaya başladıkları, sanık …’nin eline geçirdiği yakıt pompasının demir kısmı ile katılanın kafasına vurduğu, diğer sanık …’ın da tekme ve yumruklarla sanığa vurduğu, her iki sanığın eylemi neticesinde katılanın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda orta (3) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanıkların tevili ikrar içeren savunmaları, katılan beyanları, Adlî Tıp Kurumunun 23.08.2012 tarih ve 2012/6361 Sayılı raporu, dosya içerisinde bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … müdafiinin; sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, gerekçeye, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik oranına, sanık … müdafiinin sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik araştırmaya, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar … ile … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların sanıklar ve katılan beyanlarının yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların atılı suçu silah niteliğindeki yakıt pompasının demir sapı ile katılanın kafasına vurmak suretiyle gerçekleştirdikleri, suçun sübutunda ve vasıflandırılmasında isabetsizlik görülmediği, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma hakkının ihlaline işaret eden bir usul hatası bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli 2014/408 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ”5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi son cümlesi” ibaresinin çıkartılıp yerine “5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi” ibaresinin yazılması nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli 2014/408 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi

gereği hükmün üçüncü fıkrasından”5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi son cümlesi” ibaresinin çıkartılıp yerine “5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.