YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14689
KARAR NO : 2023/622
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 Tarihli ve 2014/107 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 Tarihli ve 2014/107 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. (Birleşen) Ceza Dairesinin 16.09.2019 Tarihli ve 2019/8026 Esas, 2019/15987 Karar sayılı kararı ile
“Katılan hakkında düzenlenen Ödemiş Devlet Hastanesinin 08.11.2013 tarihli raporunda “sol yan lomber bölgede yaklaşık 2-3 cm.’lik kesici -delici alet yaralanması mevcut ve kesinin hemen yanında 2 cm.’lik kesi mevcut ” olduğunun belirtildiği, yine aynı hastane tarafından düzenlenen 21.11.2013 raporda ise katılanın hayati tehlikesinin olduğunun, tedavisinin devam ettiğinin kati raporun 10 gün sonra verileceğinin belirtildiği ancak her bir yaralanmanın ayrı ayrı veya birlikte yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda belirlemede bulunulmadığı, ayrıca belirtilen sürede katılan hakkında kati raporun da alınmadığı anlaşılmakla, katılana ait tüm doktor raporları, tedavi evrakları ve varsa grafilerinin kül halinde Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilip, katılandaki her bir yaralanmanın yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati rapor aldırıldıktan sonra, birden fazla darbenin hayati tehlikeye neden olması halinde, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yaranın yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte dikkate alınarak sanığın kastının da değerlendirilmesi için görev hususu da düşünülerek sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hakkı da hatırlatılarak bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 Tarihli ve 2019/702 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin “Öldürmeye Teşebbüs” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirilme yetki ve görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 Tarihli ve 2021/68 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeden 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Vesaireye ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdur …’in yanında tanıklar …, ve … da olduğu halde Bademli Beldesinde bulunan Garaj Birahanesinde eğlendikten sonra saat 21.30 sıralarında birahaneden dışarı çıktıklarında sanık … ve temyiz incelemesi dışında kalan sanık … ile karşılaştıkları, sanık …’ın babasının olay tarihinden önce jandarma tarafından yakalanmasından dolayı mağdur …’i sorumlu tuttuğu ve bu nedenle mağdur ile aralarında husumet bulunduğundan birahanenin dışında sanığın mağdur ile tartışmaya başladığı ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü, yaşanan kavga sırasında sanık …’ın ele geçirilemeyen bıçakla mağduru yaraladığı, olay yerinde bulunan diğer kişilerin araya girdikleri tarafları ayırdıkları, yaşanan olayın heyecanı ve alkolün etkisi ile yaralanmasının ciddiyetinin farkında olmayan mağdur …’in birlikte geldiği arkadaşları ile köyüne geri gittiği ve burada Halil’in arkadaşlarının Halil’in elbiselerinde kan görmeleri üzerine katılanı Ödemiş Devlet Hastanesine götürdükleri kabul edilmiştir.
Suç Vasfı Yönünden; mağdur ile sanık arasındaki yaşanan kavga olayında sanık mağdura 3 bıçak darbesi vurmuş ise de mağdurda hayati tehlike oluşturacak nitelikte oluşan kesinin sadece sol yan kosto-lomber bölgedeki 2-3 cm. uzunluğundaki kesici delici alet yaralanması olması, diğer iki adet kesinin hayati tehlikeye yol açmayacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olması, sanık ile mağdur arasında yaşanan tartışma ve sebeplerinin öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet oluşturmaması, sanığın hareketli kavga ortamında hedef gözetmeden bıçakla saldırması, bu ortamda mağdurun bile
yaralandığını ilk başta fark edememesi dikkate alındığında sanığın olaya bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilerek kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdur ve olaya ilişkin bilgi sahibi olan tanıkların beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
4. … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.03.2022 Tarihli raporunda;
“Şahsın vücuduna 3 adet kesici delici alet darbesinin isabet ettiği;
A- Göğüs altta 2cm. uzunluğundaki kesici delici alet yaralanmasının;
1-Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
B- sağ kostolomber bölgede 2 cm. uzunluğundaki kesici delici alet yaralanmasının;
1-Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
C- Sol yan kosto-lomber bölgedeki 2-3 cm. uzunluğundaki kesici delici alet yaralanmasının;
1-Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
D- Yaralanmalarının (herbir yaralanmanın ayrı ayrı) duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığını” şeklinde görüş belirtilmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Suç Vasfı
Mağdurun aldırılan adli raporuna göre vucüduna isabet eden üç adet delici kesici alet yaralanmasından hayati tehlike oluşturacak nitelikte oluşan kesinin sadece sol yan kosto-lomber bölgedeki 2-3 cm. uzunluğundaki kesici delici alet yaralanması olması, diğer iki adet kesinin hayati tehlikeye yol açmayacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olması, sanık ile mağdur arasında yaşanan tartışma ve sebeplerinin öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet oluşturmaması, sanığın hareketli kavga ortamında hedef gözetmeden bıçakla saldırdığının anlaşılması karşısında eylemin kasten yaralama olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Sübut
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanıyla uyumlu adli muayane bulguları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 Tarihli ve 2021/68 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısınca, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.