YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14694
KARAR NO : 2023/1469
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2014/745 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bendleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2014/745 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/3349 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında rapor aldırılması ve TCK’nin 31/2. maddesinin uygulanması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/375 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bendleri, 29 uncu maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteği;
1. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Haksız tahrik hükümleri uygulanırken üst hadden indirim yapılması gerektiğine,
3. Eksik incelemeye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında spor aletlerinin kullanılması bakımından çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belli olmadığı kavgaya dönüştüğü ve suça sürüklenen çocuğun katılanı jiletle yüzde sabit iz meydana gelecek şekilde kasten yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Tanık beyanı dosyada mevcuttur.
3. Mağdurla ilgili 06.10.2015 ve suça sürüklenen çocukla ilgili 22.09.2020 tarihli adli raporları dosyada mevcuttur.
4. İlk derece mahkemesince, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Meşru müdafaa yönünden
1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldırı ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu ve alt hadden uygulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eksik inceleme yönünden
Tüm dosya kapsamında alınan beyanlar ve düzenlenen adli tıp raporları karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet kararı tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/375 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.