YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14724
KARAR NO : 2023/4180
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hakaret, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/274 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile;
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 … maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/2035 Esas, 2022/2039 Karar sayılı kararı ile hakaret ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik incelemeye, sübuta, beraati gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, basit yargılama usulünün uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunma ya da haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçu olarak belirlenmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın suç tarihinde Ortaca ilçesi Yücelen Hastanesi karşısında bulunan … isimli iş yerinin önünde katılan …’a hitaben “a.kodumun oğlu sen benim hakkımda ileri geri nasıl konuşursun” dediği, aralarında arbede yaşandığı, bu arbedede sanığın elinde bulunan demir profil ile katılanın başına sol gözüne denk gelecek şekilde vurduğu, katılanın sol frontozigomatik bileşkede kırık,
sol gözde perforasyon, retina dekolmanı, travmatik katarakt, göz kapağında ptozis ve tam görme kaybına neden olan yaralanması nedeniyle duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine, yüzde sabit ize, hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun,
a. 11.01.2019 tarihli ve 224 karar sayılı; “…06.06.2015 tarihinde darp sonucu sol frontozigomatik bileşkede kırık, sol gözde perforasyon, retina dekolmanı, travmatik katarakt, göz kapağında ptozis ve tam görme kaybına neden olan yaralanmasının; 1)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, 2)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,3)…şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu…”,
b. 15.03.2017 tarihli ve 1732 karar sayılı; “… Sol gözde perforasyon, retina dekolmanı, travmatik katarakt, göz kapağında ptozis ve tam görme kaybına neden olan yaralanmasının; 1)Sol gözde olaya bağlı gelişen tam görme kaybının organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU, 2)Kişi hakkında düzenlenmiş olay tarihli tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 26.10.2016 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde; yüz sınırları içerisinde tesbit edilen sol gözdeki görünümün, belirli bir mesafeden, ilk bakışta belirgin olarak fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU…”
Görüşlerini içeren mütalaaları dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık savunması, katılanın ve tanıkların beyanları, olay yeri basit krokisi, 22.07.2015 tarihli CD Çözüm Tutanağı, 21.01.2016 tarihli bilirkişi raporu, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın tekerrüre esas ilâm örneği ve kesinleşme şerhi, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hüküm fıkrasının II no’lu bendinin ikinci paragrafında yer alan “4 yıl” ve 3 üncü paragrafında yer alan “12 yıl” ibareleri hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla “3 yıl 12 ay” ve “9 yıl 36 ay” ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık müdafiinin; eksik incelemeye, sübuta, beraati gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, basit yargılama usûlünün uygulanmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçu olarak belirlenmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle basit yargılama usûlünün uygulanmamasına karar verildiği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin ve hukuka aykırı delilin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın silahtan sayılan demir profil ile işlediği yaralama eylemi neticesinde katılanı duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine, yüzde sabit ize, hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması karşısında eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız bir saldırı bulunmaması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının miktarı itibarıyla yasal şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 … ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının isabetli olduğu, sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas mahkûmiyetin doğru olarak belirlendiği ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarının kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Sanığın aksi sabit olmayan savunmasında katılanın kendisi hakkında “dolandırıcı ve üç kağıtçı” dediğini belirtmesi ve katılanın, sanığın iş ortağı olan tanık …’ye sanık hakkında dikkatli olmasına yönelik dedikodu mahiyetinde konuşma yapması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin,
5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklandığı üzere haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/2035 Esas, 2022/2039 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.