Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14733 E. 2023/1069 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14733
KARAR NO : 2023/1069
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2014/828 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2017/15208 Esas, 2018/9562 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Tatvan İlçe Devlet Hastanesinde görevli Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından tanzim olunan ve hükme esas alınan sabit iz raporu yeterli olmadığından, bu hususta Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz rapor ile hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Mağdurun yüzünde sabit ize ve hafif (1.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Fikri içtima kurallarına aykırı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ayrıca artırım yapılması,
e) Hesap hatası yapılarak “2 yıl 2 ay 7 gün” yerine “1 yıl 14 ay 7 gün” şeklinde eksik ceza tayini,
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine dosyanın yeniden ele alınması suretiyle hükmün açıklandığı ve … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/405 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Seçenek yaptırımlara çevirme ve tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve mağdurun aynı birlikte askerliklerini yaptıkları, olay günü sebebi bilinmeyen ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga sırasında karşılıklı olarak birbirlerine saldırdıkları, sanığın yumrukla vurması sonucunda mağdurun yüzünde sabit ize ve burnunda hafif birinci derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın ikrar içeren savunması, mağdur beyanları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurun yaralanmasına ilişkin bozma öncesi … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 18.04.2014 tarihli adlî muayene raporunda; yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, kemik kırığının hayatî fonksiyonlarını hafif birinci derecede etkilediği şeklinde görüş bildirildiği; yine Tatvan İlçe Devlet Hastanesinde görevli Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından tanzim olunan 31.07.2014 tarihli adlî muayene raporunda ise; mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.

5. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında bozma ilamı doğrultusunda Bitlis Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 20.03.2019 tarihli adlî muayene raporunda; kişinin yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Talebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile uyumlu adlî rapor içerikleri ve sanığın da ikrarı karşısında, tüm yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verilirken, aynı maddenin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerektiği; ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesinin mümkün olduğu, kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması durumunda ise erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme imkanının bulunmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamında kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmediği anlaşılan sanığın, hakkındaki hükmün aynen açıklanması suretiyle lehine olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin

uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/405 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.