YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14757
KARAR NO : 2023/1765
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasını (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararının sanıklar …, … ile sanık … ve müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/8522 Esas, 2020/14418 Karar sayılı kararı ile sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi, sanıklar hakkında temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, suç tarihinin yanlış yazılması nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/481 Esas, 2021/848 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasını (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz sebepleri
Katılanın çelişkili beyanlarının göz önüne alınmadan sanığa ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, yaralama kastı olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, fazla ceza tayin edildiğine, vesaire ilişkindir.
C. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, yokluğunda karar verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılanın daha önce kardeşi ile kavga eden sanık …’le konuşmak için sanığın
sürekli gitmiş olduğu internet kafeye kardeşi … ile birlikte gittiği, …’e neden kavga ettiklerini sorduğunda katılan ile sanıklar arasında tartışma çıktığı, akabinde tartışmanın alevlenmesi üzerine sanık …’in yanında bulunan ağabeyi … ile …’ın olaya karıştığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, ele geçirilemeyen sopa ve döner bıçağı ile ayrıca tekme tokatla katılana saldırdıkları ve katılanı yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda orta (2.) derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve İlhan, olay yerinde olduklarını ancak katılana vurmadıklarını, sanık …, elinde sopa olduğunu ancak katılana vurmadığını savunmalarında belirtmişler. Katılan ise, her üç sanığın da kendisini sopayla ve tekme, tokat atmak suretiyle yaraladığını beyan etmiştir.
3. Katılan hakkında düzenlenen Bakırköy Eğitim ve Araştırma hastanesinin 13.08.2010 tarihli, Küçükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 11.08.2011 tarihli adlî muayene raporlarında, sağ parietal kemik posteriorda inferiorda oksipital kemiğe doğru uzanan nondeplase fraktür hattı bulunduğu, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derece etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve Müdafiinin, Sanığın Suçu İşlemediğine, Sanıklar … ve …’ın Suçu İşlemediklerine, Meşru Savunmaya, Eksik İncelemeye, Ceza Miktarına Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, bozma öncesi kovuşturma aşamasındaki savunmasında elinde sopa olduğunu belirtmesi, kavganın çıkış nedeni ile sanıklar … ve …’ın olay yerinde olduklarına dair savunmaları, katılanın beyanları ile uyumlu adlî muayene raporu, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesi, ceza miktarı açısından kazanılmış hakkın korunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında ve koşulları oluşmadığından meşru savunma hükümleri uygulanmamasında, kazanılmış hak nedeniyle ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca belirlenen “2 yıl 24 ay” hapis cezasının 87 nci maddesinin son fıkrası uyarınca “5” yıl yerine “8” yıl hapis cezasına çıkarılması ve buna bağlı olarak 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca yapılan indirimler sonucu da “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezası tayini yerine “5 yıl” hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayin edilmişse de, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza doğru belirlendiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanıklar hakkında temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde belirlenmesi suretiyle bozma ilamının gereği yerine getirilmemişse de, aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen
iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Sanıklar … ve … ile sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/481 Esas, 2021/848 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … ile … ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar İlhan ve … ile … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.