Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14823 E. 2023/2024 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14823
KARAR NO : 2023/2024
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük ve şahsa bağlı hakları kullanmaya ehil mağdurun 04.03.2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurun suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasında katılan sıfatı kazanamadığı bu nedenle mağdur vekilinin hükmü temyizde taraf sıfatı bulunmadığından aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdur vekilinin suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/456 Karar kararının Cumhuriyet savcısı (aleyhe), suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 21.05.2019 tarihli ve 2019/3346 Esas, 2019/11003 Karar sayılı kararı ile; eksik inceleme ile haksız tahrik indirimi yapılması, mağdurdaki kemik kırığının (1.) derecede olmasına rağmen orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/4) oranında arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/248 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 52 üncü maddesi uyarınca 2.160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, suça sürüklenen çocuğun yaralama kastının olmadığına, beraat etmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük ve şahsa bağlı hakları kullanmaya ehil mağdurun 04.03.2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını belirttiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un

260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 03.12.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
1. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (1.) bendinde açıklanan nedenle, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/248 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.