Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14865 E. 2023/534 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14865
KARAR NO : 2023/534
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında ”kasten yaralama sonucu ölüme neden olma ” yerine suçun ”kasten yaralama” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak görülmüştür.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik neticesi sebebiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiştir.

2. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli 2014/422 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/4113 Karar sayılı ilâmıyla;
1- Sanık …’a Elazığ Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 31.03.1971 tarihli ve Sosyal Sigortalar Kurumu Elazığ Hastanesi’nin 10.01.1973 tarihli raporunda ”Ruhi depresyon”, Sosyal Sigortalar Kurumu Elazığ Hastanesi’nin 10.01.1984 tarihli raporunda ise ”Kronik Şizofreni” tanısı konulduğu, mevcut tanı ve tedavilerin, sanığın suçu işlediği sırada ve halen akli durumu ve cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirilen 4. Adli Tıp İhtisas
Kurulu’nun 16/10/2015 tarihli raporu ile çelişki arzettiği, sanık müdafiinin de aşamalarda ve temyiz istemlerinde sanığın cezai ehliyetinin yerinde olmadığın iddia etmesine göre; Adli Tıp Kurumu ilgili Üst Kurulu’ndan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, alınan raporlar ile yetinilerek eksik inceleme sonucu hüküm kuruması,
2- Sanığın aşamalarda istikrarlı ve somut ayrıntılar içeren savunmalarında olay öncesinde maktul tarafından birçok defa kendisine bakımevi nezdinde tahsis edilen tek kişilik odaya izinsiz girilerek rahatsız edildiğini, eşyalarının karıştırılarak yatağının kirletildiğini, suç tarihinde de gece vakti maktulün odasına girerek uyarılarına rağmen çıkmadığını ve kendisi ile boğuşmaya başladığını açıkça beyan etmesi karşısında, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/154 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Meşru savunma koşullarının oluştuğuna ve meşru savunmada sınırın aşıldığına,
3. Adli Tıp raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığına,

4. Vesaireye
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktulün Darıca ilçesinde bulunan ”Yenidünya Huzurevi” isimli yerde kaldıkları, maktulün suç tarihinde gece saatlerinde sanığa ait odaya izinsiz girmiş olması nedeniyle münakaşa yaşadıkları esnada sanığın maktulü itekleyerek yere düşürmesinin ardından silahtan sayılacak baston ile kamera görüntüleri ile sabit olmak üzere kafa bölgesine beş kez vurarak alınan otopsi raporuna göre ”künt kafa travmasına bağlı beyin doku hasarı” sonucu ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

Suç vasfı yönünden tarafların yaşlı ve huzurevinde kalmakta oldukları, aralarında öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmayışı, sanığın suçta kullandığı suç aleti ile olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde yaralama kastı ile hareket ettiğinden eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme sebep olma olduğu belirlenmiştir.

Haksız tahrik açısından sanığın aksi sabit olmayan savunmalarına göre maktulün sanığın özel eşyalarını karıştırdığı ve olaydan evvel sanığa ait bölüme izinsiz giriş yaparak sanığın ikazlarına rağmen bulunduğu yeri terk etmeyişi nazara alınarak sanık lehine haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu kabul ettiği belirlenmiştir.

3. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Yenidünya Bakımevi Sorumlusu tarafından tanzim edilen 19.01.2014 tarihli CD çözüm tutanağı dava dosyasına eklenmiştir.

5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak
Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca tanzim olunan, 27/03/2014 tarihli;
”Kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin doku hasarı ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar ” sonucu meydana geldiği,
Görüşünü içeren adli tıp raporu dava dosyasına eklenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik
Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrar ettiği, bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Hakkında Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Koşullarının Gerçekleştiğine Yönelik
Maktulün sanığın odasına izinsiz girdiği, sanığın ise maktulü itekleyerek yere düşmesine karşın baston ile hayati olan kafa bölgesine 5 kez vurmak suretiyle künt kafa travması geçirerek hayatını kaybetmesine neden olduğu olayda; sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Adli Tıp Raporuna Yönelik
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu ilgili Üst Kurulu’ndan rapor aldırıldığı, rapor sonucuna göre sanığın oybirliği ile cezai ehliyetinin tam olduğunun bildirilmesi karşısında anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaireye Yönelik
Sanığın suça vücut veren eyleminin ”kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçunu oluşturduğu, gerçekleşen netice ve yapılan uygulamaya göre cezanın, doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tayini gerekirken yazılı şekilde 5237 Sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre ceza belirlendikten sonra 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulama yapılmış olması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/154 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafında yer alan ”Sanığın üzerine atılı Kasten Yaralama suçunu işlediği sabit olmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın kastı, kastının yoğunluğu göz önüne alınarak eylemine uyan TCK’nın 86/1. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve ikinci paragrafında yer alan ”Sanığın eylemini silahtan sayılan baston ile gerçekleştirmiş olması sebebiyle TCK’nın 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında arttırım

yapılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine ”Sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaleti ile aynı Kanun’un 87 nci maddesinin maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca takdiren alt sınırdan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.