YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14930
KARAR NO : 2023/722
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER :Ceza verilmesine yer olmadığı ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi
uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilerek 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları gereği akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine karar verilmiştir.
2. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/10810 Esas, 2020/7670 Karar sayılı ilâmıyla, sanığın suç tarihleri itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti için sağlık kurulu raporu aldırılması, 5271 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanığa istemi aranmaksızın atanan zorunlu müdafii huzurunda savunmasının alınması gerekirken, müdafii huzurunda alınmayan savunmasının hükme esas alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, sanığın mağdura yönelik 07.10.2015 ve 11.10.2015 tarihlerinde kasten yaralama suçlarını işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davaları açıldığı halde hangi tarihli eylemi hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği hükümde ve gerekçede denetime olanak verecek şekilde belirtilmeden tek bir hüküm kurulması, akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinin birinci fıkrası maddesi uyarınca yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2020/166 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 07.10.2015 ve 11.10.2015 tarihli kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilerek 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları gereği akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın, annesi olan mağduru 07.10.2015 ve 11.10.2015 tarihlerinde basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen raporlara göre yüzünde 3×2 cm boyutlarında hiperemik lezyonlar, frontal bölgede 2×2 cm laserasyon, sağ omuzda 5×10 cm boyutlarında ekimoz, alt ve üst bacakta 5×5 cm boyutlarında yaygın regresyona girmiş 1 haftalık ekimozlar, el palmar yüzde 3×5 cm ekimoz, ön kolda iyileşme sürecinde ekimoz, sağ elde yumuşak doku yaralanması mevcut olup hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebileceği anlaşılmıştır.
3. Yargıtay bozma ilâmının gereği olarak sanığın cezai ehliyetine ilişkin alınan sağlık kurulu raporuna göre cezai sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
4. Mağdur ile sanık arasındaki üstsoy – altsoy ilişkisini gösterir nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Yönünden
Katılanın aşamalardaki anlatımları ile bu anlatımları doğrulayan adlî muayene raporu karşısında sanığın suçlarının sübuta erdiği belirlenmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına konu hükümler “…Akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu üzerinde bırakılması” nedeniyle bozulduğu halde, bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece sanık hakkında yeniden kurulan hükümlerde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2015 tarihli ve 2013/451 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı gereğince kazanılmış hak teşkil etmeyen yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2020/166 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafın hükümden tamamen çıkarılması ve yerine “Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 49.00 TL tebligat gideri ile 112,95 TL posta gideri olmak üzere toplam 161,95 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.
…
…
…
… …