YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1494
KARAR NO : 2023/2769
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2017 tarihli ve 2016/141 Esas, 2017/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/954 Esas, 2017/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında eksik araştırma ile mahkûmiyet kararı verildiğine,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
3. Sanığın olası kast ile eylemi gerçekleştirdiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın ailesi olan Yaman soyadlı kişilerle maktulün ailesi olan Yöndem soyadlı kişilerin aynı Nakliyeciler sitesinde çalıştıkları, olaydan üç gün önce sanığın babası …’in aracına üçüncü bir şahıs tarafından çarpılması üzerine çarpan kişi ile aralarında çıkan tartışmaya maktulün de dahil olduğu, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine maktulün sanık ile babası … ve kardeşi … tarafından burnunda kırık oluşacak şekilde yaralandığı, bu olaydan sonra her iki aile arasındaki meselenin çözümü için yapılan ara bulma girişimlerinin netice vermediği, olay günü maktulün, sanığın kardeşi …’un işlettiği çay ocağının önüne gidip burada ona yumruk atması ile başlayan kavgaya her iki aile bireylerinin de katıldığı kalabalık kavga ortamında sanığın tabanca ile ateş etmesi sonucu maktulün göğüs bölgesinden yaralanarak öldüğü, sanığın maktule yönelik eylemini kasten gerçekleştirdiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı, kasten öldürme suçundan sanığın yakınları temyiz dışı diğer sanıklar … Yö. ve … Yö. hakkında verilen beraat kararlarının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sanığın kardeşi …’un yüzünde sabit ize neden olacak şekilde maktul ve maktulün yakını … Ya. tarafından, sanığın babası …’in kavga sırasında kafa kemiklerinde ağır (4 üncü) derece kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde maktulün diğer yakınları … Ya. ve … Ya. tarafından yaralandığı, haklarında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin istinaf aşamasında kesinleştiği, bir kısım sanıklar hakkında şikâyete tabi suçlar yönünden düşme kararları verildiği tespit edilmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Olayın tarafı olan temyiz dışı … Ya., … K., … Ya., … Ya., … Ya. ile tanıklar … S. ile … S.’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri fotoğrafları ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kesin ölüm sebebinin tespit edildiği, 14.12.2015 tarihli otopsi tutanağında özetle; “Sol meme başı üst iç kısmında 1 cm. çapında ateşli silah giriş yarası olduğu, sol skapula alt orta kısımında 1 cm.’lik çıkış yarası” mevcut olup ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ [yaralanması ve] gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, otopsi işlemi sonucunda maktulden mermi çekirdeği elde edilemediği belirtilmiştir.
6. Sanık hakkında … Dr. … Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından tanzim olunan 14.12.2015 tarihli; “sağ omuz ve sağ kalça üstünde hassasiyet, BTM ile giderilebilir” görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.
7. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen, BRS-BLS-15-04744 uzmanlık numaralı raporunda, olay yerinden elde edilen 7,65 mm. 6+3+2 adet kovandan, 6 adedinin sanık müdafiinin teslim ettiği 1881 seri numaralı silahtan atıldığının belirlendiği, ayrıca olay yerinden 9 mm. çapında 7 adet kovan elde edildiği, 22.12.2015 tarihli uzmanlık raporunda maktulden alınan kazak üzerindeki inceleme sonucunda atışın uzak atış mesafesinden yapıldığı, Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince tanzim olunan 10.08.2016 tarihli raporunda maktulün hangi çap ve hangi marka silahla yaralandığının tefrik edilemeyeceği ifade edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Eksik Araştırma Yönünden
Her ne kadar olayda 4 ayrı silah kullanıldığı, maktule hangi silahtan çıkan merminin isabet ettiğinin belirlenmesi gerektiği bildirilmiş ise de; otopsi işlemi sonucunda mermi çekirdeği elde edilemeyen maktulün, Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince tanzim olunan raporda hangi çap ve hangi marka silahla yaralandığının tefrik edilemeyeceğinin bildirildiği, maktulün sanığın silahla ateş etmesi sonucu yaralandığının beyanları tespit olunan … Ya., … Ya., … Ya. tarafından bizzat görüldüğü, bu şekilde sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma veya Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemini, babası … ile diğer yakınlarının maktul ve yakınları arasında meydana gelen kavgaya tabanca ile ateş etmek suretiyle katılarak gerçekleştirdiği, Mahkemece bu hususun 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında sanık lehine haksız tahrik teşkil ettiği kabulü ile kurulan hükümde makul oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı belirlenmiştir.
Sanığın eylemi neticesinde maktulün göğüs bölgesinden yaralanmış olması, sanığın eylemde tabanca kullanmış olması, sanığın babası ve diğer yakınlarının yaralanmasında sopa ve muşta kullanılması karşısında meşru savunma koşulları arasında yer verilen orantılılık ilkesinin somut olayda bulunmadığı,
meşru savunma koşullarının oluşmadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması durumunun gündeme gelmeyeceği, açıklanan nedenlerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının uygulanmamasında ve sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indiriminin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Olası Kast Yönünden
Sanığın, maktulü hedef alarak ateş ettiğinin sabit olduğu, eylemin gerçekleşme şekli itibarıyla maktulün isabet almasının muhtemel değil muhakkak olduğu bu durumda sanığın eylemini doğrudan kastla işlediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/954 Esas, 2017/1005 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.