YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15040
KARAR NO : 2023/1898
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/115 Esas, 2016/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi uyarınca 1.800 TL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/115 Esas, 2016/648 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/1814 Esas, 2021/7307 Karar sayılı kararıyla;
“a) Katılanın kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı ancak düzenlenen raporda kırığın yaşamsal fonksiyonlarına etkisinin rakamsal olarak belirtilmediği anlaşılmakla, en yakın Adlî Tıp Kumu’ndan hüküm kurmaya elverişli raporun aldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği artırım uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak makul bir oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken cezanın (3/4) oranında indirilmesi neticesinde sanığa eksik ceza tayini,
c) Adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
d) 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi olan uygulama maddesinin hatalı gösterilmesi..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/711 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4.860 TL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bir kısım tanıkların gerek olmadığı halde dinlendiği ancak polis memurlarının tanık sıfatıyla dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın meşru savunma hakkını kullandığına, vesaire ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmamasının hatalı olduğuna, hafifletici sebeplerin uygulanmaması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında komşuluk ilişkisinden kaynaklı husumetin bulunduğu, olay günü apartmanın giriş kapısının kapatılmaması meselesinden çıkan tartışmada sanığın yumrukla vurarak katılanı hafif (1.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı inkar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, … Adlî Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nce tanzim olunan 01.02.2022 tarihli raporda ”..nazal kemikte nondeplase fraktür mevcut olup basit tıbbî müdahale ile giderilemeyeceği, kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derecede olduğu” tespitine yer verildiği görülmüştür.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme
Her ne kadar sanık müdafii polis memurları dinlenmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğini belirtilmiş ise de, sanığın katılana yönelik kasten yaralama eylemine ilişkin tek delilin tanık polis memurlarının anlatımlarından ibaret olmadığı, dosya kapsamında ifadesine başvurulan katılanın anlatımları, sanığın aşamalardaki savunmaları, temyiz dışı taraflar D.A., S.A., H.A., A.A. ve F.A.’nın beyanları ve Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun suça ilişkin diğer delillerden olduğu, adı geçen tanıklar dinlenmeden karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma
Apartmanın giriş kapısının kapatılmaması meselesinden çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği belli olayacak şekilde karşılıklı kavga şeklinde devam ettiği olayda, sanığın kendisine yönelik saldırıda basit şekilde yaralandığı ancak saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Temel Cezanın Tayini
Suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusuru ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın alt sınırdan tayininde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Lehe Hükümler
Mahkemece sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, ”sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezasına çevrilmesinde ve yine ”sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine değerlendirilerek” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/711 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.