YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15048
KARAR NO : 2023/2372
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2019/10774 Esas, 2019/18364 Karar sayılı kararı ile özetle mağdur …’in yaralanmasına ilişkin Erdemli Devlet Hastanesi’nce düzenlenen raporda dört adet kurşun girişinin mevcut olduğunun belirlenmesi karşısında kurşun girişlerinin hangi organa zarar verdiği, her birinin ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden rapor aldırıldıktan sonra sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık hakkında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği halde (1/2) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle aleyhe temyiz olmadığından sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının dikkate alınması suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/487 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınması sureti ile cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın eyleminin meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’ın, … … ile … isimli iş yerinin işletmecileri oldukları, daha önceden mekanda sıkıntı çıkarması nedeniyle … …’in bar çalışanlarına … ve …’yı kastederek servis açmamalarını söylediği, servis açılmamasının bildirilmesi üzerine … ve …’nın meseleyi konuşmak üzere dışarı çıktıkları, bu sırada bara sanık …’nun yanında … ve … … olduğu halde eğlenmek amacıyla geldiği, içeri girecekleri sırada … …’in, …, sanık … ve … ‘ya ”Siz buraya giremezsiniz” dediği, bu sebeple … … ile sanık … arasında tartışma çıktığı, daha sonra tartışmaya mağdur …’ın dahil olduğu, tartışma esnasında sanık … ve mağdur …’ın karşılıklı olarak sinkaflı küfür ettikleri ve ardından tarafların karşılıklı ateş etmesi sonucu sanığın karın ve ayak bölgesinden yaralandığı ve yaşamsal tehlike geçirmediği, sanığın eylemi sonucu mağdura ise batın kısmına iki adet, sağ koluna bir adet, sağ ön koluna bir adet ve sol uyluğuna bir adet olmak üzere toplam beş kurşunun isabet ettiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.01.2021 tarihli raporda mağdur …’ın batın bölgesine isabet eden kurşunların neden olduğu yaralanmaların ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden oldukları, sağ kol ve uyluğa isabet eden kurşunların neden olduğu yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği belirtilmiştir.
Mahkemece sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına hususunda yapılan değerlendirmenin;
“Her ne kadar iddianamede sanığın bu eyleminden dolayı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması istenilmekte ise de; olayın taraflar arasında aniden meydana gelmesi, taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek ciddi bir husumetin bulunmaması, sanığın eylemine devam etme imkanı varken etmemesi, atış sayısı, atışlardan üç tanesinin meydana getirdiği yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturmaması ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; adam öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmayacağı takdir ve kanaatiyle iddianameye itibar edilmemiştir.
Mağdur sanığın hayati tehlike geçirmiş olmasında; yukarıda gösterilen gerekçeler, olayın oluş biçimi, aralarında öldürmeyi gerektiren ciddi bir husumetin olmaması, sanığın belirli bir hedef gözetmeden yaralama kastıyla hareket etmesi ve tüm dosya kapsamı karşısında adam öldürmeye teşebbüsün varlığını kabule yeterli görülmemiştir.” şeklinde olduğu kabule yer verilmiştir.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin sanığın eyleminin meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi, vesaire gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Oluşa ilişkin taraf anlatımlarının farklılık arz ettiği, tarafsız tanık anlatımının bulunmadığı, her iki tarafın da yaralandığı olayda, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta, haksız tahrik
yönünden ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmı içeriğinde, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin bir şekilde belirlenemediğine işaret edildiği, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığında hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Suç Vasfı
Ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında yer verilen sanığın, mağdura yönelik ruhsatsız 7.65 mm tabanca ile yaralama eylemine ilişkin, Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mağdurun yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldığı, Kurulca düzenlenen 29.01.2021 tarihli adli rapor içeriğine göre mağdurun batın bölgesinde tanımlanan iki adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının batın boşluğuna girerek barsakta ve mezolarda lezyona neden olması sonucu ayrı ayrı yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, sağ kol, sağ ön kol ve uylukta birer adet olmak üzere üç adet ateşli silah yaralanmasının ise bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadıklarının tespit edilmiş olması karşısında suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetildiğinde sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği anlaşılmış olup hüküm bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs suçu olması nedeniyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/487 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.