YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15052
KARAR NO : 2023/2162
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/158 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/1430 Esas, 2021/1347 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 1. bendinin (b) ve (c) fıkralarının hükümden tamamen çıkarılarak sanığın sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/1430 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli 2022/651 Esas, 2022/3259 Karar sayılı ilamı ile; ”… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde; duruşma açılmadan ve delil değerlendirilmesi yapılmadan haksız tahrik yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile karar tesis edilmiş olup ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden düzeltilerek esastan red kararı verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli, 2022/1785 Esas, 2022/1905 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli, 2020/158 Esas, 2021/129 Karar sayılı hükmün kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 23, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 7242 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.12.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri; suç tasarlayarak işlendiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, hatalı kabul ve değerlendirmeye, koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulandığına,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine, öldürme kastının mevcut olmadığına, meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının somut olayda oluştuğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Tarafların akraba olup Kelkit ilçesi Gürleyik köyünde ikamet ettikleri, olay tarihinde köyün ortak kullanım alanında bulunan Çimenli Yaylası denilen yerde maktul …’in, oğlu katılan … ile hayvan otlattıkları, sanık … ile babası …’ın da hayvan otlatmak maksadı ile aynı yere geldikleri, sanığın hayvanların bir kısmını alıp yaylanın yukarısına çıktığı, kalan hayvanların da sanığın babası … ile birlikte olay yerinde bulunduğu sırada maktulün hayvanları küçükbaş olduğundan …’ın büyükbaş hayvanlarını kastederek ”mallarını az öteye çek kuzularıma zarar vermesin” demesi üzerine aralarında tartışma başladığı, maktul ve tanık …’ın küfürleştiği, sesleri duyan maktulün diğer oğlu …’ın olay yerine görüş mesafesinde bulunan çadırlardan; sanık …’ın ise yaylanın yukarı kısmından olay yerine geldiği, …’ın olayı yatıştırmaya çalıştığı esnada sanığın olay yerinden uzaklaşarak kendi konumuna göre yokuşun aşağı tarafında yer alan maktule yaralamak kastı ile bir el ateş ettiği, maktulün batın bölgesinden isabet alarak yaralanması üzerine sanığın 1-2 km. ötede bulunan pikap tipi aracını olay yerine getirerek maktulün bu araç ile hastaneye gönderilmesini sağladığı ve jandarmaya haber verdiği, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar hasarından gelişen iç kanama neticesinde hayatını kaybettiği, dosya kapsamına göre kastının yaralama olduğu anlaşılan sanık lehine ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, 19.10.2020 tarihli otopsi raporu, 10.06.2021 tarihli keşif zaptı, 21.06.2021 tarihli bilirkişi raporu, 25.06.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu ve krokisi dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması sırasında cezada indirim oranı gösterilmemişse de tayin olunan temel ceza üzerinden 1/4 oranında indirim yapıldığı sonuç cezadan anlaşılmakla, sonuca etkili görülmediğinden ve sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak tesis edilen 5237 sayılı Kanun’un
53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek kazanılmış hak teşkil etmeyip infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmekle; bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Katılanlar Vekilinin Suç Vasfına, Delillerin Hatalı Değerlendirildiğine, Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hedef alınan vücut bölgesi, tek darbe bulunması, maktulün ölümüne neden olan yaranın niteliği, maktul ile sanık arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından kastının yaralama olduğunun kabulünün gerekeceği, tanık … ile maktul arasında ani gelişen münakaşada maktul ve sanığın aile fertleri dışında tarafsız tanık bulunmadığı nazara alındığında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirlenemediğinden sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye, Öldürme Kastının Mevcut Olmadığına, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Koşullarının Oluştuğuna Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın babası ile tartışma yaşayan maktule, etkili mesafeden hedef gözeterek ateş eden sanık lehine meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanık savunmaları, tanık beyanları, otopsi raporu, keşif ve bilirkişi raporu karşısında dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/1785 Esas, 2022/1905 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler … ve …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; Tarafların akraba olup aynı köyde ikamet ettikleri, olay tarihinde köyün ortak kullanımımda bulunan Çimenli Yaylasında maktul …’in oğlu katılan … ile birlikte hayvan otlattıkları, sanık … babası …’ın da hayvan otlatmak için aynı yere geldikleri, sanığın hayvanların bir kısmını alarak yaylanın yukarı kısmına gittiği, kalan hayvanların sanığın babası … ile birlikte olay yerinde bulunduğu sırada maktulün küçükbaş hayvanları nedeniyle sanığın babası …’a büyükbaş hayvanlarını kast ederek “mallarını az öteye çek kuzulara zarar vermesin” demesi üzerine aralarında tartışma başladığı, maktul ve tanık …’ın küfürleştiği, tartışma seslerini duyan maktulün diğer oğlu …’ın olay yerine görüş mesafesinde bulunan çadırlardan, sanık …’ın ise yaylanın yukarı kısmından olay yerine geldikleri, tartışmanın küfürleşme şeklinde devam ettiği sanığın babası …’ın olayları yatıştırmak istediği, katılanları sanığın üzerine yürümeleri üzerine sanığın olay yerinden biraz uzaklaştıktan sonra hedef gözetmek suretiyle maktule bir el ateş ettiği, maktulün karnına isabet eden mermi nedeniyle yere düşmesi üzerine sanığın maktulün yanına geldiği daha sonra 1-2 km. uzakta bulunan aracını olay yerine getirerek maktulün araca taşınmasına yardım ederek katılan … ile hastaneye gönderdiği, araç ile ambulansın Sarışeyh mevkiinde karşılaştığı, maktulün ambulansa alınarak hastaneye götürüldüğü, maktulün ambulansta bilincinin kapalı olduğu gerek araçta gerekse hastanede hayata döndürmek için yapılan kalp masajı ve diğer müdahalelere rağmen hayata döndürülemediği ve hastanede öldüğü, sanığın olay sonrası Jandarmayı arayarak olayı haber verdiği gelip kendisini almalarını istediği, maktul hakkında düzenlenen ayrıntılı otopsi raporuna göre kişinin vücudunda batın sol alt kadran dış yan kısmında 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının tespit edildiği, tek başına müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, atışın uzak atış mesafesinden yapıldığı, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralamasına bağlı büyük damar hasarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli 2022/1785 Esas 2022/1905 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2 maddesi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli 2020/158 Esas 2021/129 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 23, 86/1, 86/3-e, 7242 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 87/4 -son cümlesi, 29, 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin mahkumiyet kararının onanmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğundan 5237 sayılı Kanun’un 81. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği halde kastı aşan öldürme suçunda 5237 sayılı Kanun’un 87/4-son cümlesi uyarınca cezalandırılmasından kaynaklanmaktadır.
Suça konu olay ile ilgili gerek Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi gerekse … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından tarafların aynı köyden olup akraba oldukları, aralarında öldürmeyi gerektirecek husumetin bulunmadığı, olayın önceden planlı olmayıp ani geliştiği, silahlı ateş edilmesinden önce küfürleşme dışında tarafların birbirlerine vurmalarının söz konusu olmadığı, sanıkta ele geçirilen silahta şarjöre takılı 2 adet merminin daha bulunduğu ancak sanığın bir kez ateş ettiği, olay sonrası kendisine ait aracı getirerek maktulün katılanlarla birlikte araca taşınmasına yardım ettiği ve kendisine ait araçla maktulü katılan … ile birlikte hastaneye gönderdiği nazara alındığında sanıkta öldürme kastından bahsedilemeyeceğinden sanığın eyleminin kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçu olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın eylemi kasten yaralama neticesinden ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de sanığın savunmalarında özetle babasıyla maktulün tartıştıkları maktulün babasına küfrettiği bunun üzerine yanlarına gittiğinde maktulün kendisine de küfür ettiğini çocukları ile birlikte kendisine vurduklarını olay yerinden kaçarken üzerime gelmeyin diyerek tabancayı doldurduğunu, maktul tekrar küfredince bir el ateş ettiğini maktulün karnından yaralandığını, maktulü arabaya bindirdiğini hastaneye gitmesi için yardımcı olduğunun beyan ettiği yerel mahkemece yargılama sırasında olay mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın tabanca ile ateş ettiği sırada maktul ile aralarındaki mesafenin 15-19 metre olduğu, olay yerinde gözlemlenen bilirkişilerce tespit edilen %10 eğimin hedef gözetmede isabet almada bir engel teşkil etmediğinin tespit edildiği, tarafların aralarında meydana gelen tartışmanın büyümesi üzerine maktul ve katılan …’ın ellerindeki sopalarla sanığın üzerine yürüdükleri karşılıklı küfürleşmenin devam ettiği sanığın maktul ve katılandan biraz uzaklaştığı ve tabancanın öldürmeye etkili mesafesinden maktulu hedef alarak ateş ettiği, maktulün karnından vurularak yere düştüğü, yanında katılanlarında bulunduğu, sonrasında sanığın olay yerinden ayrılarak aracını getirip maktulün hastaneye götürülmesine yardımcı olmuş ise de sanığın ateşi sonrası yaralanan maktulün ambulansa alındığında bilincinin kapalı olduğu, maktulün batına nafiz ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması bağlı iç kanama sonucu öldüğü olayda sanığın kavga sırasında öldürücü nitelikteki tabanca ile etkili mesafeden maktulün hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmesi sonucu
maktulün batına nafiz yaralanma neticesi öldüğü nazara alındığında sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğundan sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde kasten yaralama neticesi ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 87/4-son cümlesi uyarınca cezalandırılması hukuka aykırı bulunduğundan … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının