Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15067 E. 2023/4098 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15067
KARAR NO : 2023/4098
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli mahkûmiyet kararının Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesi tarafından bozulması üzerine devam eden yargılamada aynı mahkemenin 26.11.2020 tarihli ve 2019/226 Esas, 2020/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/9137 Esas, 2021/11621 Karar sayılı kararı ile hükümde karışıklık yaratılması, sanığın savunmasının istinabe usulü alınması, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi ile uygulama yapılırken sanığa ek savunma hakkı tanınmasının gerekmesi kabule göre de 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılırken artırım oranının kararda gösterilmemesi, temel cezaya hükmedilirken orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması ve sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/484 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2022 tarihli özet olarak “bozma ilamı öncesindeki hükmün yalnızca sanık vekili tarafından temyiz edilmiş bulunmasına göre, bu hükümle hükmolunan 4 yıl 2 aylık ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağının gözetilmemesi,” sebebiyle bozma isteyen tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılanın yaralanmasına ilişkin alınan raporların yetersiz olduğuna, atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü daha önceki husumet ve davaları nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışma neticesinde, sanık …’ın olay yerinden motoruyla ayrılmaya çalışan ve yanında 5 yaşındaki oğlu katılan …’ında bulunduğu katılan …’ın motoruna müdahalede bulunduğu, bunun neticesinde motorda bulunan katılan …’in yere düşerek yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılanlar … ve …, sanığın motoru ittirmesi sonucu yere düşerek yaralandıklarını beyan etmişlerdir.

4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan … hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, sağ humerus üst uç kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğu, yaralanması sonucu oluşan akıcı konuşma bozukluğunun konuşmasında sürekli zorluğa neden olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılan beyanları ile uyumlu adlî raporlar ve tanık beyanları karşısında sanığın katılanların bulunduğu motoru iteklemesi sonucu katılan …’in düşerek yaralandığı anlaşıldığından sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılanın yaralanmalarına ilişkin alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğu, Mahkemece yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde netice itibariyle 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün bozulduğu, bozma üzerine Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/484 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararıyla netice itibariyle 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da bozma öncesi kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği netice itibariyle cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuşsa da aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/484 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı

paragraftan sonra; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 4 yıl 2 ay üzerinden infaz edilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.