Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15149 E. 2023/3921 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15149
KARAR NO : 2023/3921
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2020/2852 Esas, 2020/5191 Karar sayılı ilâmıyla; sanığın savunmasında mağdurun kendisine hakaret etmesi üzerine kavganın başladığını belirtmesi karşısında, bu hususun mağdur ve tanıklara da sorularak, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/386 Karar sayılı ilamında, sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydına konu diğer ilâmların da tekerrüre esas olmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/518 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay tarihinde mağdurun, kız arkadaşları olan tanıklarla birlikte sevk ve idaresindeki araçla giderlerken karşı yönden araçla gelen sanığın aracı mağdurun önüne kırdığı, araçtan inen sanığın sopa ile önce mağdurun arabasına zarar verdiği, mağdurun, tanıklara kaçmalarını söylediği sırada mağduru darp ettiği, alınan rapora göre mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı belirlenmiştir.

2. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanıkların anlatımları, adlî rapor, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında, şikayetinden vazgeçen …’in sıfatının “mağdur” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de söz konusu hukuka aykırılık mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanığın, lehe hükümlerin uygulanmasına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan kaynaklanan sanığa yönelik haksız tahrik oluşturabilecek herhangi bir söz ya da davranış bulunmadığı, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı, erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması yönünden ise yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/518 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.