YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1520
KARAR NO : 2023/1650
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağmaya teşebbüs ve bu suçlara azmettirme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 Tarihli ve 2020/39 Esas, 2021/323 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar … ve … hakkında;
a. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaletiyle 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b. Nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
a. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi delaletiyle 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
b. Nitelikli yağmaya teşebbüse azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 Tarihli ve 2021/1294 Esas, 2021/1262 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse ve nitelikli yağmaya teşebbüse azmettirme suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan kurulan hüküm yönünden; suç vasfının silahla kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, iştirakin derecesinde yanılgıya düşüldüğüne,
azmettirme eyleminin sübut bulmadığına, yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Nitelikli yağmaya teşebbüse azmettirme suçundan kurulan hüküm yönünden; cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, aksi kanaatte yardım eden olarak cezalandırılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule, hukuka aykırı ve gerekçeden yoksun olduğuna,
2. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, teşebbüs nedeniyle üst sınırdan indirim yapılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; yağma kastının bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayin edildiğine,
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, asli fail olarak cezalandırılmasının hatalı olduğuna,
2. Nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; yağmanın konusunun belirlenemediğine, bu suçtan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk …’in mağdurun kızı olduğu ve birlikte yaşadıkları, olaydan 10 gün önce suça sürüklenen çocuğun sanık … ile tanıştığı ve aralarında duygusal ilişkinin başladığı, sanık …’ın ise sanık …’in arkadaşı olduğu, olay günü öncesinde suça sürüklenen çocuğun sanık …’e babasının çocuk yaştan itibaren kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu, evde çok miktarda para, uyuşturucu madde ve silah olduğunu anlattığı ve bunları alıp kaçmayı teklif ettiği, sanık …’in de bu teklifi kabul ettiği ve aralarındaki bu husustaki konuşmaların daha sonra mağdurun öldürülmesi şeklinde değiştiği, sanık …’in bu durumdan sanık …’a da bahsettiği ve tarafların birlikte plan yapmaya başladıkları, bu plan doğrultusunda suç tarihinde sanıklar … ve …’ın gece vakti saat 03.00 sıralarında mağdurun ve suça sürüklenen çocuğun yaşadığı binanın bahçesine geldikleri, suça sürüklenen çocuğun pencereden evin anahtarını sanıklara attığı, sanıkların bu anahtar ile eve girdikleri, suça sürüklenen çocuğun bu esnada odasında uyuyor numarası yaptığı,
sanıkların mağdurun odasına girdikleri, buradaki silahları aldıkları, bu esnada uyku halinde olan mağduru önce sanık …’ın yastıkla boğmaya çalıştığı, mağdurun karşı koyması üzerine sanık …’ın yanında getirdiği bıçakla mağdura saldırdığı, yine sanık …’ın elindeki silahla mağdura ateş etmeye çalıştığı ancak silahın ateş almadığı, bu esnada sesleri duyan mağdurun eşi …’in uyandığı ve komşuların da olay yerine geldikleri, sanık …’in olay yerinden kaçtığı, sanık …’ın ise olay yerinde yakalandığı, mağdurun 9 adet kesici delici alet yaralanması ile göğüste pnömotoraksa, akciğer kontüzyonuna ve batına nafiz yaralanma nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 27.10.2020 tarihli ve 2020/15275 sayılı;
“pnömotoraks, akciğer kontüzyonu ve batına nafiz yaralanma ibaresi olduğu, batın içi organ lezyonu saptanmadığı, arızasının: Kişinin yaşamını tehlikeye SOKTUĞU, Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI…, “birden fazla yaranın ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olduğu”
Görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, mağdurun ve tanıkların beyanları, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun, 28.08.2020 tarihli ve 2073 karar numaralı raporu, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu, mağdur hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 19.11.2020 tarihli ve 2020/16567 sayılı raporu, sanık …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespitini içeren İstanbul Bakırköy Dr. … Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 28.06.2019 tarihli ve 197558 numaralı genel adli muayene raporu, olay yeri inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi No:14’ün, 06.01.2020 tarihli ve 40968900-101.01.02-2019/71889/14 sayılı raporu, 04.03.2020 tarihli bilirkişi raporu, kolluk tarafından düzenlenen olay tarihli tutanaklar, İstanbul 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/419 Esas, 2020/53 Karar sayılı birleşen dava dosyası, İstanbul 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/132 Karar sayılı birleşen dava dosyası, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/259 Karar sayılı dava dosyası, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde müşterek fail sıfatıyla haklarında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması yerine 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı kabul edilmiş ve sanıklar … ile Abdülkadir hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan (D-1) numaralı hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı Kanun’un 38 inci” ibaresi kaldırılarak, yerine; “5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık … müdafiinin; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule aykırı ve gerekçeden yoksun olduğuna, yağma kastının bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayin edildiğine, sanık … müdafiinin; yağmanın konusunun belirlenemediğine, bu suçtan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık …’in olayın akabinde müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesi karşısında, yağma kastının bulunmadığına ve yağma konusunun belirlenemediğine ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, birden fazla nitelikli halin ihlali karşısında eylemlerine uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık … lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararında ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde, sanık … müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … müdafiinin; Bölge Adliye M
ekçe bölümünde, sanık … müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderildiği, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanık …’ın fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … müdafiinin; suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, sanık … müdafiinin; suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Suça sürüklenen çocuk ile sanıkların, suça sürüklenen çocuğun babası olan mağduru öldürüp parasını alma konusunda anlaşmaları ve bu hususta plan yapmaları, sanıkların hedef aldıkları vücut bölgeleri, yara yerleri ve nitelikleri, kullanılan aletin elverişliliği ile eylemin mağdurun eşi, oğlu ve komşularının
müdahalesi sonucu tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahkemenin kabulüne göre mağdurun uyku halinde olup beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri yanında ayrıca (e) bendi ile de cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını bitirmediği gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 185 inci maddesi açık hükmüne karşın duruşmaların kapalı yerine açık yapılması hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Mağduru tanımayan ve suça sürüklenen çocuğun erkek arkadaşı olan sanık …’in olayın akabinde müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesi uyarınca eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Suça sürüklenen çocuğun, diğer sanıklar ile birlikte babasını öldürüp parasını alma konusunda anlaşıp plan yapması, olay gecesi sanıkların eve kolayca girebilmeleri için evin anahtarını sanıklara vermesi, suçta kullanılan bıçağı temin etmesi, sanıkların eve girmesinden sonra babası olan mağdurun kaldığı odayı, ayrıca paranın, uyuşturucu maddelerin ve tabancaların yerlerini göstermesi şeklindeki eylemleri ile diğer sanıklarla birlikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği halde, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi kapsamında azmettiren olarak cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; suç vasfının silahla kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Suça sürüklenen çocuğun, sanıklar ile babası olan mağduru öldürüp parasını alma konusunda anlaşması ve plan yapmaları, sanıkların hedef aldıkları vücut bölgeleri, yara yerleri ve nitelikleri, kullanılan aletin elverişliliği ile eylemin mağdurun eşi, oğlu ve komşularının müdahalesi sonucu tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla suç vasfının nitelikli kasten
öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahkemenin kabulüne göre mağdurun uyku halinde olup beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri yanında ayrıca (e) bendi ile de cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; iştirakin derecesinde yanılgıya düşüldüğüne, azmettirme eyleminin sübut bulmadığına, yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Suça sürüklenen çocuğun, diğer sanıklar ile birlikte babasını öldürüp parasını alma konusunda anlaşıp plan yapması, olay gecesi sanıkların eve kolayca girebilmeleri için evin anahtarını sanıklara vermesi, suçta kullanılan bıçağı temin etmesi, sanıkların eve girmesinden sonra babası olan mağdurun kaldığı odayı, ayrıca paranın, uyuşturucu maddelerin ve tabancaların yerlerini göstermesi şeklindeki eylemleri ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği halde, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi kapsamında azmettiren olarak cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek mağdurdan kaynaklanan haksız bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1294 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C-1-b) bendinde açıklandığı üzere iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1294 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm fıkrasında yer alan “…TCK.nın 38 maddesi yollaması ile …” şeklindeki ibarenin çıkartılması, yerine “5237 sayılı Kanun’un
37 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile” şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklandığı üzere sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile de cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1294 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
D. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C-2-a-b) bentlerinde açıklandığı üzere iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile de cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/1294 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Bozma nedenleri, hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.