YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15224
KARAR NO : 2023/4967
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
T U T U K L U
B O Z M A Ü Z E R İ N E
T A H L İ Y E T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme
Maktulün oğlu olan müşteki …’ın duruşmalardan haberdar edilmediği ve yargılama aşamasında müşteki sıfatıyla şikayet ve delilleri ile katılma hususunun sorulmadığı görülmekle, süresinde müşteki sıfatıyla temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz eden müşteki … …’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören müşteki … …’nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükmün re’sen de temyiz incelemesine tabi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma, sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçlarından bozma üzerine hükmolunan ceza miktarları ile sanıklar müdafilerinin bu husustaki talepleri de nazara alınarak adı geçen suçlar yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/130 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanık … Hakkında
a. Kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. Sanık … Hakkında
a. Kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
3. Sanık … Hakkında
Tehdit suçuna azmettirmeden, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi, 38 … maddesi ve 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararının katılanlar …, …, … ve … ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2018/1467 Esas, 2020/704 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 Tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/465 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanık … Hakkında
a. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. Sanık … Hakkında
a. Kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
3. Sanık … Hakkında
Tehdit suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanların temyiz isteği; sanık …’in kasten öldürme suçundan mahkumiyeti gerektiğine ve vesaire ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık …’in kasten öldürme suçuna yardım etmeden mahkumiyeti gerektiğine ve vesaire ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma suçları yönünden sübuta, eksik incelemeye ve vesaire ilişkindir.
5. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sübuta, eksik incelemeye ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktulün İstanbul ili Fatih ilçesinde hac ve umre organizasyonu işi ile uğraştığı, bir dönem paraya ihtiyacı olması nedeniyle arkadaşı tanık …’ın aracılığıyla sanık …’dan 33.000 dolar aldığı, aradan belli bir süre geçtikten sonra alınan borç paranın yeterli olmaması nedeniyle organizasyonun karını paylaşmak şartıyla sanık …’dan 60.000 dolar daha aldığı, maktulün sanık …’dan aldığı borç parayı taksitler halinde ödemeye başladığı ancak bir dönem ödemelerini aksattığı, bunun üzerine sanık …’ın maktulü sıkıştırmaya başladığı ancak bir netice alamayınca yaptırdığı bir elektrik işi nedeniyle tanıdığı şişman ve sert konuşma mizaçlı birisi olduğundan parasını alabileceğini düşündüğü sanık …’e maktulden alacağı olduğunu ancak maktulün kendisini oyaladığını söyleyerek kendisine yardımcı olmasını istediği, sanık …’in de bu teklifi kabul ettiği ve hatta “sen yeter ki iste ben gerekirse abim …’ı da yanıma alırım o da konuşmasını iyi bilir, senin paranı alırız” şeklinde konuştuğu ve bir süre sonra maktulün bu durumdan haberdar edildiği, 2008 yılı başlarında ya da 2007 yılı sonlarında maktulün İstanbul Fatih’teki şirket bürosunda sanıkların tamamı ile tanık Mahmut Sıttık’ın da hazır bulunduğu bir toplantının yapıldığı, bu toplantıda maktulün biriken borçlarının nasıl ödeneceği hususunda konuşulduğu sırada sanık …’ın maktule hitaben “senden para istemekten bıktım, bundan sonra benim adıma parayı …’a ödeyeceksin onlar bana getirecek” dediği, sanık …’ın da maktule “biz birbirimizin adamıyız bu parayı iyilikle öde sonunda bizim menfaatimiz yok” diyerek maktulü tehdit ettiği, maktulü borcunu ödemeye zorladıkları, sonrasında maktulün sanık …’a olan borcunu sanık …’a parça parça ödemeye başladığı, maktulün sanık …’a olan borcunu son ödeme tarihi olan 18.06.2008 tarihinde bitirdiği, buna ilişkin olarak da defterine not düştüğü ancak sanık …’ın maktulden taksitler halinde aldığı ödemeleri alacaklı sanık …’a vermediği, kendi menfaatinde kullandığı, maktulden almamış gibi davrandığı, hatta ağabeyi diğer sanık …’den de sakladığı ve bu sebepten ötürü sanık … ile de tartıştığı, maktul ve sanık …’ın da bu durumun farkına vardığı, maktulün ölmeden önce çok defa tehdit aldığı, bu durumu çevresine de anlattığı, hatta maktulün öldürülmeden bir gün önce 13.08.2008 günü saat 14.00 sıralarında şirket çalışanı tanıklar … ve …’i odasına çağırdığı, onlara “ben öleceğim, çocuklarımın mürvetini göremeyeceğim tehdit telefonları ve mesajları alıyorum” dediği,
bu tehditlerin de ölmeden 1,5-2 ay önce başladığı, yani maktulün sanık …’a olan borcunu ödedikten sonra tehdit telefonları ve mesajları aldığı, hatta bu tarihten sonra sanık …’ın kendisini gizlemek adına … Otomotiv Mobilya San ve Tic. adına kayıtlı ….34 53 telefon numarasından maktulü aradığı, maktulün borcunu bitirmesine rağmen bu (18.06.2008) tarihten sonra da maktulden diğer sanık … ile birlikte zorla para aldığı, sanık …’ın paralar kendisine ulaşmayınca maktul ile bu durumu görüşmeye karar verdiği ve maktul ile buluşma ayarlaması için sanık …’a söylediği, sanık …’ın olay gününden önce maktulü aradığı, olay günü saat 09.30’da Anadolu yakasında Ümraniye Alemdağ caddesinde bulunan sanık …’ın evinin üst sokağında kendisi ile buluşmayı kararlaştırdığı, maktulün ertesi günü (14.08.2008) sabah erken saatte sanık … ile buluşmak için evden çıktığı, sanık …’ın çalıştığı … Otomobil Mobilya Şirketi adına kayıtlı ancak kendisi tarafından kullanılması için verilen …3453 numaralı hattın takılı olduğu telefon ile 14.08.2008 günü sabah 06.42-06.49 arasında sanık …’in kullanımında olan … 0556 nolu telefon ile görüşme
yaptığı ve sanık …’ın sanık …’i, sanık …’in de sanık …’ı karşılıklı olarak aradıkları, her iki telefon görüşmesinin maktulün öldürüldüğü bölgeye çok yakın olduğu, bu görüşmelerden kısa bir süre sonra 14.08.2008 günü saat 07.33 sıralarında sanık …’ın tanık Nasreddin Çam adına kayıtlı ancak sanık …’ın tanıdığı Ümraniye’de faaliyet gösteren Sena İletişim Merkezinden alınan patates hat olarak tabir edilen …9802 numaralı tek kullanımlı hat ile sanık …’ın evine yakın bir yerde maktulü aradığı, bu sırada maktulün Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü geçtiği ve olay yerine gelmekte olduğu, maktulün idaresindeki vasıta ile 14.08.2008 günü sabahı saat 08.00 sıralarında Beykoz İlçesi Dedeoğlu Özel Ormanı Acarkent Ormanyolu Yüksel İnşaatı Şantiyesi girişine geldiğinde otomobilin içerisinde bulunduğu bir sırada sanık … tarafından üzerinde taşıdığı ve olaydan sonra ele geçirilemeyen tabanca ile birden fazla el ateş edilerek öldürüldüğü anlaşılmıştır.
2. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Otopsi Şubesinin, 28.10.2008 tarihli otopsi raporunda; “…Kişinin vücudunda 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup haricen 1,2,3,4 noda tanımlanan yerden giren ateşli silah mermi çekirdeklerinin müstakilen öldürücü nitelikte olduğu…haricen 2,3,4 noda tanımlanan ateşli silah yaralarının bitişik atış mesafesinden yapıldığı….haricen 1 noda tanımlanan ateşli silah yarasının uzak atış mesafesinden yapıldığı, haricen 5 noda tanımlanan atışın yakın atış mesafesinden yapılmış olduğu…kişinin vücudundan …7,65 mm çapında toplam 4 adet mermi çekirdeği elde edildi…Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı, kafatası, omur kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu…” bildirilmiştir.
3. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları, bilirkişi raporları, uzmanlık ve ekspertiz raporları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) paragrafında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık … müdafiinin; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanığın savunmaları ve tanık …’ın anlatımı uyarınca hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacı ile tehdit ve cebir kullanması için sanıklar … ve …’nu azmettirme eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ancak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 14.08.2008 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş
olduğu tespit edilerek kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanların; sanık …’in kasten öldürme suçundan mahkumiyeti gerektiğine ve vesaire, Cumhuriyet savcısının; sanık …’in kasten öldürme suçuna yardım etmeden mahkumiyeti gerektiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın, sanık …’ın eylemine asli fail ya da yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememesi nedeniyle, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanların ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar … ve … müdafilerinin; sübuta, eksik incelemeye ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tebliğname yönünden;
Sanığın ve müdafiinin yüzünde verilen esas hakkındaki mütalaada sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının istenilmesi karşısında Tebliğname’nin ek savunmaya yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanık müdafiinin; sübuta ve eksik incelemeye yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı ve sanığın çelişkili savunmaları, HTS kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık anlatımları uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin; vesaire yönelen temyiz sebebi yönünden;
Suçun tasarlayarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, somut olayda sanığın maktulü öldürme konusunda
karar verip bir plan yaptığına, bu kararında sebat ve ısrar gösterip makul bir süre geçmesine rağmen kararından dönmediğine ve maktulü bu plan doğrultusunda öldürdüğüne dair somut ve inandırıcı delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması gerekirken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 …, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesine aykırı olarak suç vasfının tayini bakımından gerekçesiz hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklandığı üzere suç vasfının tayini bakımından gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden re’sen temyize tabi olan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma içeriği ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.