YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15239
KARAR NO : 2023/1896
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/530 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/530 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/10354 Esas, 2020/15561 Karar sayılı kararıyla;
”a) 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca dosyanın uzlaşma bürosuna gönderilmesi, başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliği,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/692 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna, haksız tahrik koşullarının mevcut olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önce evli olup olay tarihinde boşanmış olduğu eşine olan nafaka borcunu ödememesi ve eşine telefonda hakaret etmesi meselelerinden tartıştığı katılana kafası ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı kabul etmemiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Biga Devlet Hastanesince tanzim olunan 02.04.2015 tarihli raporda, ”..basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu..” tespitine yer verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Temel Cezanın Tayini
Suçun işleniş biçimini ve meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, 5237 sayılı Kanunun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın 6 ay hapis cezası olarak tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik
Sanığın boşanmış olduğu eşine olan nafaka borcunu ödememesi ve telefonda konuştuğu eşine sarfettiği hakaret içerikli sözler üzerine tartışmanın yaşanması karşısında 5237 sayılı Kanunun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşulları oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Lehe Hükümler
Mahkemece sanık hakkında ”Tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığından” şeklindeki yeterli ve Kanuni gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/692 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.