Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15344 E. 2023/3702 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15344
KARAR NO : 2023/3702
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafinin duruşmalı inceleme talebi, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/14 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan beraatına,

2. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/14 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/298 Esas, 2020/1527 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına,

3. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/211 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarının az olduğuna,

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde temyiz dışı katılan … ile maktul …’in Bayrampaşa ilçesinde yaya olarak yürüdükleri esnada suça sürüklenen çocuk … ile arkadaşları ile karşılaştıkları, maktul ve suça sürüklenen çocuk oradan ayrılırken temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in maktul ve arkadaşlarının kendisini daha önce dövdüğünü belirterek suça sürüklenen çocuk …’a biz de onları dövelim dediği, suça sürüklenen çocuğun ise bu teklifi kabul ettiği, suça sürüklenen çocukların maktulün arkasından hızla gidip yetiştikleri, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in doğrudan doğruya maktulün üzerine doğru yürüdüğü ona yumruk salladığı ve üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak boyun kısmına doğru vurduğu, maktulün darbe aldıktan sonra kaçmaya başladığı esnada temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in temyiz dışı katılan …’ya da bıçak salladığı ve akabinde suça sürüklenen çocuk …’in maktulün bir süre peşinden koştuğu, suça sürüklenen çocuk …’ın ise katılan …’nun üzerine yürüyerek ona tekme ve tokatla vurduğu, bunun üzerine katılan …’nun oradaki çiğ köfteciye girdiği, olay yerine geri dönen suça sürüklenen çocukların olay yerinden ayrıldıkları, darbeyi aldıktan sonra olay mahalinden kaçan maktulün olay yerine yakın bir yerde ölü olarak bulunduğu anlaşılan olayda suça sürüklenen çocuk …’in soruşturma aşamasındaki ilk beyanı ile katılan …’nun beyanlarına göre, suça sürüklenen çocuk …’ın da maktule saldırdığının ifade edildiği, suça sürüklenen çocukların mağdur ve maktulün yanına koşarak birlikte gittikleri ve sonucu aldıktan sonra birlikte ayrıldıkları, suça sürüklenen çocuk …’ın suça sürüklenen çocuk …’in yanında yer almak suretiyle suçun işlenmesini kolaylaştırdığı kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, mağdur beyanı, tanık beyanı, CD izleme tutanağı, kollukça tutulan tutanaklar, tarihli otopsi tutanağı, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Katılan … ve katılan kurum vekilinin, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarının az olduğuna, suça sürüklenen çocuk müdafinin, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde belirtilen kriterler gözetilerek temel cezanın tayininin isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/211 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararında katılan, katılan Kurum vekillerince ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ile katılan Kurum vekillerinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Suça sürüklenen çocuk … ile maktul arasında daha önce yaşanan bir kavgadan dolayı husumet bulunduğu olay günü suça sürüklenen çocukların yolda yürürken maktul ile arkadaşı olan …’yu görmeleri üzerine suça sürüklenen çocuk …’in yanındaki arkadaşı …’a “bunlar daha önce beni dövmüşlerdi gel onları dövelim” dediği ancak …’ın “ben onları tanıyorum boş ver” demesine

rağmen …’in ” hep böyle yapıyorsun kanka” diye sitemde bulunduğu ve maktul ile mağdura doğru gittiği, suça sürüklenen çocuk …’ın da arkasından gittiği, …’in maktulün yanına varır varmaz maktul ile kavgaya tutuştuğu ve maktulü bir kez bıçakladığı, maktulün bıçaklandıktan sonra kaçmaya başladığı, …’in de bir süre maktulün peşinden koştuğu ancak kısa sürede takibi bırakıp tekrar olay yerine geldiği, suça sürüklenen çocuk …’ın da maktule müdahale ettiğine ilişkin bir takım beyanlar olsa da bu beyanların birbiri ile çeliştiği, defalarca izlenen kamera görüntülerine göre …’ın ne kavga sırasında, ne bıçaklanma anında ne de sonrasında maktule yönelik bir eyleminin tespit edilemediği, görüntülerin beyanlardan üstün tutulmasının gerektiği, …’ın sadece bıçaklama olayından sonra mağdur …’ya bir müdahalesinin görüldüğü, …’ın maktul ve mağdurun dövülmesine bile itiraz ederek kastını ortaya koyduğu, olay yerine giderken maktulün öldürüleceğini veya bıçaklanacağından habersiz olduğu, maktulün bıçaklandığı esnada bu fiile iştirak sayılacak veya fiili kolaylaştıracak bir eylemde bulunmadığı, bıçaklanma olayının ani geliştiği, suça sürüklenen çocuğun bunu engelleme imkanının olmadığı, suçun oluşması için kastın varlığı gereklidir. Failin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Suça sürüklenen çocuk …’ın öldürme suçuna yardım ettiğinden bahsedilebilmesi için bu suçun işleneceğini bilmesi ve buna rağmen suçu kolaylaştıracak davranışlarda bulunması gerekir. Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Suça sürüklenen çocuğun işleneceğini bilmediği ve hiçbir şekilde işlenmesine iştirak etmediği ve icrasını kolaylaştırmadığı bir suça sırf orada bulunduğu için Türk Ceza Kanunu’nun 39 uncu maddesi gereğince sorumlu tutulup cezalandırılması hukuka aykırı olduğundan ve suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.