YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15371
KARAR NO : 2023/2356
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/10280 Esas, 2020/15799 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle gelmesi, temel cezada orantısız şekilde en üst sınırdan ceza verilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/491 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun, sanık aleyhine İş Mahkemesi’ndeki görülmekte olan bir davada yalancı şahitlik yaptığı, olay günü alkollü olan sanığın, mağdurla karşılaştığı, yalancı şahitlik meselesini sorduğu sırada mağdurun “Ben bir hata yaptım” demesi üzerine sanığın, mağdurun küfür ettiğini sanıp üzerinde bulunan meyve bıçağı ile mağduru sağ kalça bölgesi, sağ koltuk altı hizasında göğüse doğru, sırtta sağ tarafta ve sol göğüs altında kesiler oluşacak şekilde yaraladığı, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 14.01.2016 tarihli adli rapora göre mağdurun basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/491 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.