YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15396
KARAR NO : 2023/2600
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama Sonucunda Ölüme Neden Olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli 2016/45 Esas ve 2016/379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 Esas No: 2022/15396
inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2017 tarihli ve 2017/108 Esas 2017/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2018/1455 Esas 2020/745 Karar sayılı kararı ile ” sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması, tahrik dolayısıyla 12 yıl ile 18 yıl arasında indirim öngören 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince uygulama yapılırken asgariye yakın indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli 2020/162 Esas 2020/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; eksik araştırmaya, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, yönlendirilmiş tanık beyanlarına itibar edildiğine, ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde …, …, …, … ve … ile birlikte Avcılar da bulunan … evi isimli yere eğlenmek için gittiği, saat 22:00 sıralarında …’in lavaboya gittiği, bu sırada maktulün tanık …’in yanına gelerek telefon numarasını istediği, tanık …’in telefon numarasını vermeyerek oturduğu masaya döndüğü, saat 02:00 sıralarında türkü evinden hep birlikte ayrıldıkları, sanık ile tanık … birlikte yürürken maktulün geldiği, tanık …’e hitaben “Neden numaranı vermedin” diyerek çıkıştığı, sanığın olaya müdahale etmesi üzerine bu kez sanığa “sen kime dayılanıyorsun” diyerek yumruk ve kafa attığı ve aralarında kavga çıktığı, kavga sırasında sanığın nereden bulduğu belirlenemeyen ve ele geçirilemeyen kesici delici bir aletle maktulü sol kasık bölgesinden bir kez bıçaklayarak atar damar kesisi oluşacak Esas No: 2022/15396
şekilde yaraladığı, olay mahallinde bulunan şahıslarca maktulün hastanaye kaldırıldığı ancak aşırı kan kaybetmesi nedeniyle hastanede öldüğü, anlaşılmıştır.
2.Sanığın ikrara yönelik savunmaları, tanık beyanları, ATK Morg İhtisas Dairesinin 17.12.2015 tarihli otopsi raporu, 23.10.2015 tarihli sanık …’e ait rapor, 05.11.2015 tarihli ekspertiz raporu, 23.10.2015 tarihli görüntü izleme tutanağı, Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 2018/1455 Esas ve 2020/745 Karar sayılı bozma ilamı, dosya içerisinde bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Katılanlar vekilinin; eksik araştırmaya, yönlendirilmiş tanık beyanlarına itibar edildiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tüm tanıkların maktul ile sanığın tanık …’in telefon numarasını maktulün istemesi bakımından tartıştıkları ve birbirlerine vurduklarına ilişkin istikrarlı beyanları, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin doğru olarak belirlendiği, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-a)Sanık müdafiinin; haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Mahkemece ” olayın … Türkü evi isimli işyeri önünde gerçekleşmesi ve sonrasında ölüm ile sonuçlanan olay anına kadar yaşanan süreç ve bu süreçte maktulün ilk olayda tanık …’e hitaben “Neden numaranı vermedin” diyerek çıkıştığı, sanığın olaya müdahale etmesi üzerine bu kez sanığa yönelik “sen kime dayılanıyorsun” diyerek yumruk ve kafa atması şeklindeki fiili saldırısı ve eylemi neticesinde sanık hakkında düzenlenen adli rapor bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olayın gelişimi itibariyle ilk eylemin sanıktan geldiği sabit olmadığından kabule göre tahrikin oluş biçimi ve derecesi dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin adalet duygusunu incitmeyecek bir şekilde uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-b)Sanık müdafiinin; fazla ceza tayin edildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay ve olgular bölümünün 1. Paragrafında detayları açıklandığı üzere sanığın yanında bulunana kız arkadaşına maktul tarafında gerçekleşen ısrarlı sözlü taciz üzerine sanığın olaya müdahale etmesi ile maktulün sanığa “sen kime dayılanıyorsun” diyerek yumruk ve kafa attığı ve aralarında kavga çıktığı, kavga sırasında sanığın nereden bulduğu belirlenemeyen ve ele geçirilemeyen kesici delici bir aletle maktulü sol kasık bölgesinden bir kez bıçaklayarak atar damar kesisi oluşacak şekilde yaraladığı olayda, 5237 sayılı Kanun’un suç tarihi itibariyle 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası öngören 87 nci Esas No: 2022/15396
maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca uygulama yapılırken 14 yıl olan makul sınır ile 16 yıl olan üst sınır arasında bir uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek en üst sınırdan uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2-b) paragrafında açıklandığı üzere temel ceza belirlenirken sanığa fazla ceza tayini nedeniyle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli 2020/162 Esas 2020/230 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.