YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1540
KARAR NO : 2023/5027
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı tespit edilmekle,
Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik, suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’e yönelik eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2019/390 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında mağdur Erdeme yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 … maddesi yollamasıyla 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesi yollamasıyla 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5. Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
6. Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/580 Esas, 2021/1039 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin, sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, eksik incelemeye, mağdur beyanlarının değerlendirilmediğine, suç vasfına, diğer mağdura yönelik kast olmadığına ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın diğer sanıklarla iştirak iradesi içinde bulunduğuna dair delil bulunmadığına, eksik incelemeye, kovuşturma aşamasındaki ifadelere itibar edilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğundan bahisle vasfa, sanığın mağdur …’a yönelik bir eylemi bulunmadığına ilişkindir.
D. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın azmettirdiğine ilişkin delil bulunmadığına aksi takdirde haksız tahrike, suç vasfına, diğer mağdur …’a yönelik sanığın bir eylemi olmadığına, yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi öncesinde sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuğun diğer sanık …’le bir araya geldikleri, …’in sanıklara ve suça sürüklenen çocuğa hitaben “Savaş Mahir’i vurdu, bundan dolayı husumetimiz var, Savaş’ı ve yanında takılanları görürseniz bana haber verin” şeklinde söz söylediği, olay günü sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …’ın araçla dolaştıkları esnada mağdurlar … ve …’u gördükleri ve sanık …’in yanına gittikleri, sanık …’in de diğer sanıklara ve suça sürüklenen çocuğa hitaben “vurun” dediği, inceleme dışı sanık …’ın da sanık … ve suça sürüklenen çocuğa 2 adet silah verdiği, sanık … ile suça sürüklenen çocuğun silahları aldıkları, araç içerisinde bekledikleri, şoför koltuğunda …’ın olduğu, sağ ön koltukta …’ın arka koltuktaysa …’ın olduğu, sanık …’ın aracın başında beklediği, sanık … ve suça sürüklenen çocuğun mağdurların arkasında yürümeye başladıkları, yaklaşık 10 -15 metre mesafeden mağdurlara en az 7-8 el ateş edip kaçtıkları, daha sonra sanık … ile buluştukları, …’in silahları aldığı olayda, mağdur …’in yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığına neden olacak şekilde, …’un ise hiç isabet almadığından yaralanmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın kolluk güçleri tarafından müdafii huzurunda alınan ikrar içeren savunması, diğer sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun inkâra yönelik savunmaları, mağdurların soruşturma beyanları ile uyumlu görüntülere ve HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporları, olay yerinde tespit edilen 12 adet
kovanın iki ayrı silahtan atıldığına ilişkin uzmanlık raporu, olay yeri inceleme raporu ile krokisi ve kolluk güçleri tarafından tutulan tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdur …’in yaralanmasına ilişkin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 19.10.2020 tarihli raporunda, kişinin vücudunda sağ göğüs bölgesinde 1 (bir) adet, sağ önkolda 1 (bir) adet, sol elde 1( bir) adet, sol uylukta 1 (bir) adet, sağ ayakta 1 (bir) adet olmak üzere toplamda 5 (beş) adet ateşli silah yaralanması tanımlandığı, sağ göğüs bölgesinde sağ koltuk altından vücuda girerek toraksa nafiz olup sağ göğüs ön bölgeden vücudu terkeden sağ akciğerde kontüzyon, hemotoraks, sağda 5.-6. kot anterolaterallerde parçalı kırığa neden olan ateşli silah yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını orta (3.)orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sağ önkolda medial bölgeden vücuda girip lateral bölgeden vücudu terkeden sağ ulna proksimal diafizde parçalı açık kırığa neden olan ateşli silah yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sol elde el sırtından vücuda girip 3. metakarp kemiğinde kalan sol el 2. ve 3. parmak metakarp kırığına neden olan ateşli silah yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, vücudunda tanımlanan diğer 2 (iki) ateşli silah yaralanmalarının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm fıkralarında mağdur … yerine … yazılması nedeniyle yapılan düzeltme dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’a Yönelik Eyleminden Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ile Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdurlar … ve …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanık … ve müdafiinin sübuta, suç vasfına, haksız tahrike, iştirakin derecesine, sanık … müdafiinin, sübuta, suç vasfına, sanık … müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin, sübuta yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve Esas No : 2022/1540
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklar … ve suça sürüklenen çocuğun sanık …’in azmettirmesiyle fikir ve eylem birliği içinde mağdurlara yönelik atılı suçları işlediklerinin saptandığı, suçta kullanılan araçlar, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, mağdurda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, mağdurlardan sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … müdafiinin eksik incelemeye yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanık …’ın soruşturma aşamasında kendisini azmettiren kişi olarak sanık …’ın adını vermek suretiyle sanık …’in olaydaki rolünün açığa çıkması karşısında, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık … müdafiinin iştirakin derecesine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay günü sanık …, suça sürüklenen çocuk ve sanık …’ın mağdurları bulmak amacıyla aynı araçla olay yerine geldikleri, sanık … ve suça sürüklenen çocuğun araçtan silahlarını da alarak indikleri, sanık …’ın bu sırada aracın başında beklediği, kısa bir süre sonra da yan sokağa girdiği, sanık … ve suça sürüklenen çocuğun ise yan yana yürümekte olan mağdurları bir süre takip ettikten sonra mağdurlara doğru toplamda 12 el ateş ettikleri ve olay yerinden hızlıca uzaklaşarak aracın bulunduğu yere geldikleri, bu sırada silah sesini duyan sanık …’ın da aracın bulunduğu yere geldiği, sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan araca binerek olay yerinden ayrıldıklarının anlaşıldığı olayda, sanık …’ın ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle diğer sanık … ve suça sürüklenen çocuğun eylemine katıldığına dair somut bir delil bulunmadığı ancak sanık …’ın suç işleneceğini bilerek olayın gerçekleştiği mağdurların bulunduğu yere gitmek ve olay sonrasında diğer sanık ve suça sürüklenen çocuk ile birlikte olay yerinden ayrılmak suretiyle gerçekleşen eyleminin, sanık … ve suça sürüklenen çocuğun mağdurlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlemesine manevi destek vermek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiği bu şekilde kasten öldürmeye teşebbüs eylemine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığı nazara alınarak sanık …’ın yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk
müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Mağdurlara Yönelik Azmettirmek Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B-1) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/580 Esas, 2021/1039 sayılı kararında sanık … ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … Hakkında Mağdurlar … ve …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B-2) ve (B-3) paragraflarında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/580 Esas, 2021/1039 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık … ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.