YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15422
KARAR NO : 2023/4151
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Hüküm sanığın yüzüne karşı verilmiş ise de, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kanun yolu, kanun yoluna başvuru şekli, merciinin belirtilmediği, anlaşıldığından, sanığın 22.11.2010 tarihli dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2010 tarihli ve 2009/1287 Esas, 2010/542 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası,51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, meşru savunmanın varlığına, zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’in eşi …’nın, annesinin evinde kalmakta ısrar etmesi sebebiyle mağdurun kızı … ile birlikte kayınvalidesinin evine eşini geri getirmek üzere gittiklerinde, kayın biraderleri olan sanıklar … ve … ile aralarında çıkan tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü, çıkan kavgada sanık …’in bıçakla mağdura vurarak hayati fonksiyonlarına etkisi orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı ikrar etmiş, mağdur aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan raporda, ”.. Klavikula kırığı mevcut olup; basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, kemik kırığının hayati fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkilediği..” şeklinde tespite yer verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Ve Müdafiilerin Sübuta ve Meşru Savunmaya İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, beyanları doğrulayan Adli Tıp raporuna göre sanığın eyleminin sabit olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı kararıyla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen ve haksız tahrik altında işlenen kasten yaralama suçunda, sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı, silahla işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçu nedeniyle Kanunda öngörülen asli zamanaşımı süresinin 15 yıl, eklemeli zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olması karşısında, suç tarihi ve zamanaşımını kesen diğer işlem tarihleri itibarıyla bu sürelerin henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; ailevi meselelerden çıkan tartışmanın sanık ve mağdur yakınları arasında karşılıklı kavga şeklinde devam ettiği olayda, sanığın da adli raporu doğrultusunda yaralanması karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanların bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas-367 Karar sayılı kararıyla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Hak Yoksunlukları Yönünden
… süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe kısmının (B ve C) bentlerinde açıklandığı üzere haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve hak yoksunlukları yönünden sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2010 tarihli ve 2009/1287 Esas, 2010/542 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.