YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15453
KARAR NO : 2023/4093
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, katılan …’ın, hüküm tarihinden ve hükmü vekili aracılığıyla temyiz ettikten sonra, 20.02.2021 tarihinde öldüğü, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi uyarınca katılanın ölmesi nedeniyle katılmanın hükümsüz kaldığı, mirasçılarının katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunduğu, bu doğrultuda dosyada bulunan nüfus kaydına göre katılanın yasal mirasçıları olan eşi … ve çocukları …, … ve …’ın, “katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunduğu” hususunu içeren açıklamalı davetiye ile gerekçeli kararın yasal mirasçılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak yasal süre içinde davaya katılma konusundaki beyanlarını dosyaya sunmadıkları anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Sanık … müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyizi ile sınırlı yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 Tarihli ve 2017/503 Esas, 2019/588 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 Tarihli ve 2020/1117 Esas, 2021/125 Karar Sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; her iki sanığın iştirak iradesiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık …’nin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suç vasfının doğru olarak belirlendiği ancak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğu, haksız tahrik indiriminin yetersiz olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıklar ile katılanın akraba oldukları, tarafların mûrislerinden kalan davaya konu tarlanın ekimi konusunda aralarında daha önceden anlaştıkları, olay günü sanık … sürmesi için tanık Muhsin’i tarlaya gönderdiği, katılan …’in de tarlaya gelerek …’e engel olması üzerine …’in sanık …’yi
arayarak durumu bildirdiği, sanık …’nin de yanında oğlu olan sanık … ile birlikte tarlaya gittikleri, taraflar arasında tarlanın ekimi konusunda kimin başlattığı belirlenemeyen tartışma başladığı, bu tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve bu kavga ortamı içerisinde, katılanın sanık …’a yumruk attığı, sanık …’un basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, sanık …’nin de yanında taşıdığı bıçak ile katılana saldırarak yaraladığı, katılan yere yığıldıktan sonra katılana tekme atarak burnunun kırılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Katılan … aşamalarda sanık …’nin kendisini bıçakla yaraladığını ve tekme atarak darp ettiğini, sanık …’un ise kendisine vurmadığını beyan etmiştir.
4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda lomber bölgede tespit edilen L2 vertebra spinöz proçeste kırığa ve medulla spinalis lezyonuna neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, nörojenik kökenli anal inkontinans nedeniyle, anal tonusun azalması, sıkma basıncının ortadan kalması, anal refleksin alınamaması sonuçlarını doğuran nörojenik kökenli anal inkontinans nedeniyle duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, boyun solda ve sağ dirsekte saptanan sıyrıklar ile oksipital bölgede saptanan 2 cm’lik kesinin ayrı ayrı ve birlikte yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, burunda kırığa neden olan künt travmatik yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derecede bulunduğu bildirilmiştir.
6. Sanık … hakkında tanzim olunan adli muayene raporlarında yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık …’un …’e vurmadığını beyan etmesi, katılanın da sanık …’un kendisini darp etmediği yönündeki beyanı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde ani gelişen kavga ortamında sanık …’nin katılanı bıçakla yaraladığı ancak sanık
Uğur’un katılana yönelik bir eylemi olmadığından sanıkların iştirak iradesiyle katılanı yaraladıklarına yönelik sanığın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığı anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık müdafiinin temel cezada alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk kim tarafından başlatıldığı belirlenemeyen kavga ortamında katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cumhuriyet savcısının sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Dosya içeriğine göre aralarında miras kalan taşınmazlar yönünden husumet bulunan sanık … ve katılan …’in tartışmaya başladıkları, katılan …’in, yeğeni olan Uğur’u darp etmesi üzerine, sanık …’nin katılan …’in arkasından yaklaşarak hayati bel bölgesini hedef gözeterek bıçakla katılanı yaraladığı, katılanın lomber bölgede bulunan 3 cm genişliğinde ve 3 cm derinliğinde, “v” şeklinde L2 vertebra spinöz proçeste kırığa ve medulla spinalis lezyonuna neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, nörojenik kökenli anal inkontinans nedeniyle, anal tonusun azalması, sıkma basıncının ortadan kalması, anal refleksin alınamaması sonuçlarını doğuran nörojenik kökenli anal inkontinans nedeniyle duyu veya organlarından birinin işlevini yitirdiği, sanığın eylemini olay yerinde bulunan ve kavgayı ayırmaya çalışan tanıkların müdahalesi sonucu tamamlayamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın hükmün temyiz edilmesinden sonra öldüğü, mirasçılarının da davayı takip etme iradesinde bulunmadığı anlaşıldığından katılmanın hükümsüz kalması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/1117 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/1117 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararının, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.