Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15476 E. 2023/1895 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15476
KARAR NO : 2023/1895
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/107 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/107 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/10038 Esas, 2020/19364 Karar sayılı kararıyla;
“a)Sanığın üzerine atılı suç için Kanun’da öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle sanığın savunmasının ve 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi uyarınca ek savunmasının yargılamayı yapan esas mahkemesince alınması gerekirken talimat yoluyla aldırılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b)Sanığa aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/92 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyete yeterli delil bulunamadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın üzerine kayıtlı ve olay tarihinde kullanımında olan araçla yanında kimliği tespit edilemeyen arkadaşları ile birlikte trafikte seyri esnasında tartıştığı katılanın aracının önünü kesip beyzbol sopası ile vurarak katılanı hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı kabul etmemiş, tanık B.T.’nin beyanları ve 02.11.2009 tarihli teşhis tutanağı dava dosyasına eklenmiş, … Adli Tıp Şubesi’nin 14.10.2009 tarihli raporunda, katılanın hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralandığı tespitine yer verildiği anlaşılmıştır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Katılanın kolluk ve huzurdaki beyanları, tanık B.T.’nin ifade tutanakları, katılana ve tanığa yaptırılan 02.11.2009 tarihli teşhis tutanağı, katılanın adli muayene raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/92 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.