Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15545 E. 2023/6716 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15545
KARAR NO : 2023/6716
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2867 E., 2022/2829 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzelterek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/263 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/2867 Esas, 2022/2829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzelterek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekili ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri tasarlama hükümlerinin uygulanması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın nüfus kaydı ile doğum tarihinin uyumlu olduğu ve yaşı konusunda ihtilaf bulunmadığı, taksirle öldürme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın olay günü aralarında duygusal anlamda ilişki olduğu anlaşılan maktul ile tartışma yaşadığı, bu olay öncesinde de sanık ile maktul arasında anlaşmazlıkların bulunduğu, sanık ile maktul ile arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle, sanığın maktulün baş bölgesini hedef alarak iki kez tabancayı ateşlediği anlaşılmıştır.

2.Sanık Mahkeme aşamasında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3.Tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

4.Maktul hakkında tanzim olunan otopsi raporunda kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafa kubbe kemiklerinde kırık ile birlikte beyin zarları arasına (subaraknoid) kanama ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.

5.Adli Tıp 1. Üst Kurul raporunda sanığın suç tarihinde 19 yaşı içerisinde olduğu, 20 yaşını bitirmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

6.Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporları, tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın yaşının alınan raporlara uygun şekilde bu yargılama ile sınırlı olarak tespit ve düzeltilmesine, yaş tashihine ilişkin hükmün nüfus kaydına işlenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulunun 09.06.2020 tarih 2020/104 karar sayılı raporunda; 15.06.2000 doğum kayıtlı sanığın grafi çekim tarihinde 20 yaşını bitirmiş olup, 21 yaşı içerisinde olduğunun ve olay tarihi olan 13.03.2018 tarihinde ise 19 yaşını bitirmiş 20 yaşı içerisinde olduğu, ancak 20 yaşını bitirmediğinin belirtilmesi, Mahkemece sanığın doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 15.06.1998 olarak düzeltilmesine karar verildiği, sanığın nüfusta kardeşi olarak kayıtlı olan …’ın nüfus kaydında doğum tarihinin 01.01.1998 olması, …’ın doğum tarihi ile sanığın düzeltilen doğum tarihleri arasındaki süre itibariyle kayden engel bulunması ve …’a ilişkin açılan yaş tahsisi davasının hüküm tarihi itibarıyla kesin hükümle sonuçlanmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi yolunda tekrar karar verilmesinin Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli ve 34-48 sayılı kararıyla olanaklı hâle geldiği, sanığın yaşı konusunda ortaya çıkan ihtilafın ortadan kaldırılması ve sanığın gerçek yaşının usulüne uygun olarak belirlenmesinin mümkün olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece Mahkemesi kararında yer olan “Karar kesinleştiğinde sanığın doğum tarihinin tescili için kararın bir örneğinin … ili Eleşkirt İlçe Nüfus Müdürlüğüne gönderilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve “bu yargılama ile sınırlı olarak, “Sanığın yaşının düzeltilmesine ilişkin hükmün nüfus kaydına işlenmesine yer olmadığına” ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuşsa da bu aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

2.Sanık müdafiinin, katılan vekilinin, katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın ikrara yönelik savunması ve tanık beyanları karşısında sanığın kasten hareket ettiği taksirle öldürme şartlarının somut olayda oluşmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın yaşı konusunda alınan raporlar karşısında suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu ve indirim hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafii, katılanlar vekili ve kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 1.paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/2867 Esas, 2022/2829 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği … Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6,7,8 … paragrafında yer alan; “Ancak; İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulunun 09.06.2020 tarih 2020/104 karar sayılı raporunda; 15.06.2000 doğum kayıtlı …’ın grafi çekim tarihinde 20 yaşını bitirmiş olup, 21 yaşı içerisinde olduğunun ve olay tarihi olan 13.03.2018 tarihinde ise 19 yaşını bitirmiş 20 yaşı içerisinde olduğunun, ancak 20 yaşını bitirmediğinin belirtilmesi, sanığın nüfusta kardeşi olarak kayıtlı olan …’ın nüfus kaydında doğum tarihinin 01.01.1998 olması, …’ın doğum tarihi ile sanığın düzeltilen doğum tarihleri arasındaki süre itibariyle kayden engel bulunması ve …’a ilişkin açılan yaş tahsisi davasının hüküm tarihi itibarıyla kesin hükümle sonuçlanmamış olması hususları nazara alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2008 tarih ve 2007/239 Esas, 2008/86 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, sanığın yaşının alınan raporlara uygun şekilde bu yargılama ile sınırlı olarak tespit ve düzeltilmesine, yaş tashihine ilişkin hükmün nüfus kaydına işlenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı, istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
İstinaf yoluna başvurulan kararın sanığın doğum tarihinin 15.06.2000 iken 15.06.1998 olarak düzeltilmesine ilişkin 1 numaralı bendinin birinci paragrafında yer alan “DÜZELTİLMESİNE” kelimesinden önce “bu yargılama ile sınırlı olarak” ibaresinin eklenmesine, aynı bendin son paragrafında yer alan “Karar kesinleştiğinde sanığın doğum tarihinin tescili için kararın bir örneğinin … ili Eleşkirt İlçe Nüfus Müdürlüğüne gönderilmesine,” ibaresi çıkarılarak yerine “Sanığın yaşının düzeltilmesine ilişkin hükmün nüfus kaydına işlenmesine yer olmadığına” ilişkin paragrafların karardan çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.