YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15572
KARAR NO : 2023/2112
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2014/729 Esas, 2014/5130 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası
ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/460 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/460 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2020/4638 Esas, 2021/7399 Karar sayılı ilâmıyla;
“a) Sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nin 81/1 ve 35. maddeleri kapsamında olup, alt sınırı 5 yıl hapis cezasından fazla olduğundan 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında, sorgusu sırasında zorunlu müdafii hazır olmaksızın savunmasının alınması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanarak CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesinin TCK’nin 62/1. maddesi yerine TCK’nin 62. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c) Katılan … hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nca tanzim edilen 13.10.2014 tarihli adli raporda; ‘sol arka aksiler hat ile ksifoide paralel kesimde 4 cm.’lik ve sırtta 1 cm.’lik olmak üzere toplam iki adet kesisi olduğu ve meydana gelen lezyonların yaşamını tehlikeye uğrattığı’ belirtilmesine rağmen, katılandaki yaralanmalarının hangisinin veya her ikisinin de hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususunda bir açıklama yapılmadığı anlaşılmakla, yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki belirlenen ölçütlere göre katılandaki her bir yaranın niteliğinin ne olduğu konusunda ilgili Adli Tıp Kurumundan duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/240 Esas, 2022/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Hükmün gerekçeden yoksun olduğuna,
2. Sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığına,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine,
4. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın kardeşi ve arkadaşları ile birlikte gece vakti bulvar üzerinde yürürken katılanın da aralarında bulunduğu arkadaş grubu arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın bıçak ile katılanı sol arka koltuk altından ve sırtından yaraladığı, katılanın koltuk altındaki yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, diğer yaralanmasının niteliğinin belirlenemediği, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 22.04.2022 tarihli adlî muayene raporunda özetle; sol arka aksiler hat ile ksifoide paralel kesiminde 4 cm. kesisinin olduğu, toraksa nafiz olduğu, açık pnömotoraks bulunduğu, sırtta 1 cm.’lik bir adet kesi şeklinde yaralanma tarif edildiği,
a) Sol arka koltuk altı hattında tarif edilen 4 cm.’lik kesinin hemopnömotorakstan bahsedildiğinden; şahsın yaşamını tehlikeye uğrattığı,
b) Sırtta 1 cm.’lik olarak belirtilen yaranın istenilen hususlarda özellikleri (kas dokuya nafiz olup olmadığı, toraks-batına nafiz olup olmadığı) istenilmiş olup, ekte gönderilmediği görüldüğünden bu husus hakkında görüş bildirilemediği görüşünün bildirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hükmün Gerekçesi Yönünden
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/240 Esas, 2022/225 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Georgiadis/Yunanistan, B. No: 21522/93, 29.05.1997, §§ 40-43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, § 53; H.A.L./ Finlandiya, B. No: 38267/97, 25.01.2004, §§ 50-51 kararlarında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda ifade edilen; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli, 2014/8-145 Esas ve
2015/145 Karar sayılı kararında mealen belirtilen hususları taşıyacak şekilde, kararın Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının, kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma Yönünden
Katılanın her aşamada sanık tarafından kendisinin bıçakla yaralandığının, kendinin ise sanığa vurmadığını beyan ettiği, sanık savunması dışında kalan diğer deliller (tanıkların anlatımları, sanık ve katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları) karşısında sanığın basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir ölçüde yaralandığı, taraflar arasında olay anında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık lehine (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı, meşru savunma hükmünün uygulanabilmesi için ilk saldırının kimden geldiğinin kesin olarak belirlenmesinin ve meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin diğer koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin buna göre belirlenmesinin gerektiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Temel Ceza Yönünden
Mahkemece kurulan hükümde, “suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak” şeklindeki gerekçe ile temel cezanın takdiren teşdiden belirlendiği ifade edilmiş olup suçun işleniş biçimi karşısında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik Yönünden
Mahkemece ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği belirtilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2000/367 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Ceza Dairelerinin bu karar yönünde, süreklilik arz eden uygulamaları ile uyumlu şekilde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümlerde asgarî oranda (1/4) haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği gözetilmeden (1/3) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/240 Esas, 2022/225 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.