YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1716
KARAR NO : 2023/1102
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan …’e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret ve mahkumiyet kararları ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 Tarihli ve 2020/344 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında katılan …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Sanık hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c) Sanık hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2021 Tarihli ve 2021/2369 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanığın istinaf talebinin süresinde olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine,
b) Katılanlar vekilinin dilekçesinin yalnızca vekalet ücretine yönelik olup istinaf talebi içermediği kabul edilerek sadece sanık müdafiinin sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik yaptığı istinaf talebinin incelenmesinde; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs nedeniyle belirlenen temel ceza miktarının eksik olduğuna ilişkin aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştirilmesiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde değerlendirilmesi ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanık hakkında ikinci kez mükerrerlik şartlarının oluşmadığına,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
1. Katılanlar …ve …’un …11 isimli iş yerinin sahipleri olduğu, sanık …’un adına kayıtlı 10 ABL 011 plakalı aracını …11 isimli iş yerinde satılması amacıyla katılanlar tarafından satın alındığı ve beyanlara göre yaklaşık 5 ay sonra aracın başkasına satıldığı, bu satış işlemine katılan …’ın aracı olduğu, aracın tekrardan satışından sonra sanığın, katılanlar …ve …’dan aracın satışından elde edilen kârdan kendisine verilmesini talep ettiği bu kapsamda dosyaya konu olaydan önce iş yerinde katılan … ile tanık … birlikteyken sanığın gelerek kârdan kendisine verilmediği takdirde zarar vereceğini söylediği, bu talepten sonra olay günü sanığın katılan …’ın işyerinde bulunduğu sırada işyerine gelerek katılan …’dan para istediği ve katılanı tehdit ettiği, katılan …’ın para vermemesi üzerine sanığın işyerinden ayrıldığı ve aracında bulunan tabancayı alarak geri döndüğü, katılan …’a birçok kez ateş ettiği kabul edilmiştir.
2. Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.12.2020 tarihli raporunda katılan …’ın sol el dorsumunda 2 adet, sol ön kol dış yüzde 2 adet, iç yüzde 2 adet, sol humerus dış yüzde 1 adet, sol femur iç yüzde 4 adet, sol femur ön yüzde 5 adet, sol femur dış yüzde 3 adet, sağ femurda 1 adet ateşli silah giriş-çıkış deliğiyle uyumlu lezyonlar izlendiği, sol humerusta ve femurda çok sayıda parçalı kırık mevcut bulunduğu, hayati tehlike geçirdiği, organ yetmezliği bulguların başladığı, diz altında dolaşımının olmadığı, amputasyon işleminin uygulandığı ve sonuç olarak katılandaki yaralanmaların hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevini sürekli yitirilmesine neden olduğu belirtilmiştir.
3. Sanığın tevil yollu ikrara yönelik savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, … Kriminal Polis Laboratuvarının 24.12.2020 tarihli uzmanlık raporu, Bozüyük Noterliğinin 20.02.2020 tarihli 2631 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi örneği, kamera görüntülerine ilişkin düzenlenmiş 26.11.2020 tarihli bilirkişi raporu, dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçu Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Tebliğname Yönünden ve Sanık Müdadiifiinin Tekerrür Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 Tarihli ve 2015/890 Esas, 2017/382 Karar sayılı ilamının Uyap üzerinden yapılan kontrolünde 31.05.2015 suç tarihli dosyada sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2012 Tarihli ve 2011/438 Esas, 2012/177 Karar sayılı ilamı nedeniyle cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın 10.02.2020 tarihinde kesinleştiği, yine birinci kez tekerrüre esas alınan bu ilamın da Uyap üzerinden yapılan kontrolünde sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 07.04.2015 tarihinde kesinleştiği bu haliyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulamasında isabetsizlik görülmemişse de; temyiz incelemesine konu dosyada mükerrerliğe esas alınan Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 Tarihli ve 2015/890 Esas, 2017/382 Karar sayılı kararda sanık hakkında aynı mağdurlara yönelik olarak TCK’nin 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince tehdit, 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cinsel taciz ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaret suçlarından kamu davaları açıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması nedeniyle uzlaştırmanın mümkün olmadığı, bu nedenle hakaret suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı, bu itibarla uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, kovuşturma aşamasında ise sanık hakkında tehdit ve cinsel taciz suçlarından beraat hükümleri verildiği ve kesinleştiği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen hakaret suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile şikayetçiler arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, sonucuna göre sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi hususu hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanığın ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Suç Vasfına Yönelik
Sanık ile katılan arasında araç satışının dosyada mevcut kolluk araştırma tutanağına göre piyasa bedeli üzerinden noter satışıyla tamamlanmış olduğu, sanığın beyanlarında araç satış bedelinin kendisine ödendiğini kabul ettiği, ancak katılanların kendisine araç satışından elde edilecek kârdan da pay vereceklerini belirttiği, satış sonrasında alacak verecek ilişkisinin bulunduğuna dair sanığın soyut beyanı dışında herhangi bir somut delilin dosyaya yansımadığı, ikinci el araç fiyatlarının artması neticesinde zarar ettiğini düşünen sanığın araç satışından kaynaklı kârları haksız yere talep ettiği, dolayısıyla sanık ile katılanlar arasında araç satışının tamamlanmasından sonra devam eden bir hukuki ilişkinin bulunmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin uygulanmamasında ve Mahkemece belirlenen suç vasfında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
a) Suç Vasfı
Sanığın katılana araç satışından kaynaklı husumet beslediği, olay günü bu hususu konuşmak için katılanın iş yerine gittiğinde aralarında bu meseleden sözlü tartışma çıktığı, sanığın olaydan sonra ele geçen silah ile katılana yakın mesafeden hedef alarak ateş etmeye başladığı, silahtaki tüm mermilerin bitmesi üzerine olay yerinden ayrıldığı, sanığın eylemi sonucunda katılanın sol el dorsumunda 2 adet, sol ön kol dış yüzde 2 adet, iç yüzde 2 adet, sol humerus dış yüzde 1 adet, sol femur iç yüzde 4 adet, sol femur ön yüzde 5 adet, sol femur dış yüzde 3 adet, sağ femurda 1 adet ateşli silah giriş-çıkış deliği olacak şekilde yaralandığı, olay yerinden 13 adet boş kovan ele geçen olayda; suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eylemine bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Nitelikli Halin Belirlenmesi
Sanığın katılandan araç satışından kaynaklı kârları haksız yere talep ettiği, katılanın para vermemesi üzerine katılana yönelik nitelikli yağma eylemini gerçekleştiremeyen sanığın bu nedenle katılana silahla ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılmakla; öldürme eyleminin bir suçu işleyememekten duyulan infialle gerçekleştirildiğinin kabulüyle 5271 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
c) Haksız Tahrik
Sanığın eylemini yağma suçunu işleyememekten duyduğu infialle gerçekleştirimesi karşısında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C-1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2021 Tarihli ve 2021/2369 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararlarında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünde yer alan (B) numaralı paragrafında açıklanan tekerrür hükümleri yönünden değerlendirme yapılması gerekliliği ile (C-2-c) numaralı paragrafında açıklanan nitelikli halin yanlış belirlenmesi nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2021 Tarihli ve 2021/2369 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.