YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/192
KARAR NO : 2023/1209
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar , … ve …., müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/274 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b. Sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c. Sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.08.2021 tarihli ve 2021/1964 Esas, 2021/1913 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar …, … ve Sezer hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin, katılan Kurum vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe), katılan … vekilinin, katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Oy çokluğuyla karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar Sezer ve …’ın eylemlerinin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım aşamasında kaldığına, sanıklar Sezer ve … hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanık …’ın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayinine ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde suç vasfının kasten öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ve sanık … lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Beraati gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna, takdirî indirim hükümlerinin şartları oluştuğu halde uygulanmamasına ve tahrikin derecesine ilişkindir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Keşif yapılmaması suretiyle eksik inceleme ile karar verildiğine, suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, müşterek faillik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinde düzenlenen yardım etme hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasından indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasına ve ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
F. Sanık … Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Sanığın müşterek fail olarak mahkûmiyeti için yeterli delilin bulunmadığına, beraati gerektiğine, aksi kanaatte 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinde düzenlenen yardım etme hükümlerinin uygulanması ve alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktulün suç tarihinde resmî nikâhlı evli oldukları, hakkındaki dosya tefrik edilen sanık … …..,’nın sanık …’nin kuzeni olduğu, sanık … ile …’un yaklaşık 20 yıl kadar önce üç ay süre ile nişanlı kaldıkları, sanık …’un Fransa’ya gitmesi sebebiyle nişanlılık durumlarının evliliğe dönüşmediği, o tarihten bu yana ise … ve sanık …’nin telefonla görüşüp dertleştikleri, sanık …’nin olay tarihine yakın vakitlerde …’a eşi olan maktulün kendisini aldattığını, şiddet uyguladığını anlattığı, … ve sanık …’nin maktule göz dağı vermek amacıyla maktulü darp ettirme ve tehdit ettirme konusunda anlaştıkları, bunun üzerine …’un bu durumu arkadaşı sanık …’a anlattığı, Manavgat’a adam gönderip maktulü dövdürüp korkutacağını iş karşılığında 7.000 TL vereceğini söylediği, sanık …’ın da, …’a kendisinin Manavgat’a gidip bu işi halledebileceğini söylediği, …’un sanık …’ın bu teklifini kabul ettiği, ancak sanık …’a tek başına gitmemesini, yanında birilerini de götürmesini söylediği, sanık …’ın da bunun üzerine arkadaşı olan sanık … ile görüştüğü, …’un teklifinden bahsettiği, sanık …’ın da …’un teklifini kabul ettiği, sanıklar … ve …..,’ın ehliyetlerinin olmaması nedeniyle sanık …’ın, sanık …’dan ehliyeti olan birisini bulmasını istediği, sanık …’ın da arkadaşı olan sanık …’i ayarladığı, bunun üzerine sanıklar …,
… ve ….,’in sanık …’ın kardeşi tanık ….., adına kayıtlı … … plakalı araç ile 30.01.2020 günü öğle saatlerinde Kayseri’den Manavgat’a gelmek üzere yola çıktıkları, saat 21:29’da Manavgat’a ulaştıkları, aracı yol boyunca sanıklar … ve …..,’in dönüşümlü olarak kullandıkları, sanık …’ın yol boyunca araç kullanmadığı zamanlarda telefonla görüşmeler ve yazışmalar yaptığı, sanık …’ın Manavgat’a geldiklerinde … ile irtibat kurarak kuzeni olan sanık …’nin nerede oturduğunu kuzeninin eşinin kim olduğunu sorduğu, …’un da sanık …’a, sanık …’nin kendisine evin ve iş yerinin adreslerinin konumunu ve maktulün fotoğraflarını atacağını söylediği, bir müddet sonra …’un sanık …’den temin ettiği evin ve maktulün iş yerinin adresini, konumunu, maktulün fotoğraflarını ve eve geliş saatlerini sanık …’a gönderdiği, sanıklar …,…., ve …..,’in, …’dan aldıkları bilgiler doğrultusunda maktulün çalıştığı kafenin önüne geldikleri, sanık …’ın sanık …’e kafenin orada bekleyip maktulün motoruna binince kendilerine haber vermesini söylediği, akabinde sanıklar … ve …’ın kafenin bulunduğu yerden ayrıldıkları, maktulün evine yakın bir yere geldiklerinde aracı park ettikleri ve eve doğru yürüdükleri, evin olduğu yere geldiklerinde sanık …’ ın sanık …’a karşı binanın önünde beklemesini söylediği, sanık …’ın ise evin önünde maktulü beklemeye başladığı, sanıklar … ve ….,’ın yaklaşık bir saat suç mahallinde bekledikleri, bu sırada sanık …’in sanık …’ı aradığı ve kafenin önünde beklediği şahıs olan maktulün orada olmadığını, iş yerinde kimsenin kalmadığını söylediği, sanık …’ın bu durumu sanık …’a ilettiği, bu konuşmanın ardından maktulün motosikletiyle evine geldiği ve motosikletini park edip indiği, bu esnada sanık …’ın olay yerinden aldığı sopayla maktulün üzerine giderek “sen milletin karısına kızına neden bakıyorsun” deyip sağ omzuna vurduğu, devamında maktulün yerden kalkmasına fırsat vermeden sopayla ikinci kez vurduğu, ikinci darbenin maktulün başına geldiği ve maktulün sırt üstü yere yığılması sonrasında sanıklar … ve …’ın olay yerinden koşarak uzaklaştıkları ve diğer sanık …’i de alarak Kayseri’ye doğru yola çıkarak kaçtıkları, maktulün eşi sanık … ve komşuları tanık ….., tarafından hastaneye kaldırıldığı, maktulün hastanede künt kafa travmasına bağlı, kafatası kemik kırıklarıyla birlikte gelişen beyin kanaması ve beyin doku ezilmeleri sonucu öldüğü kabul edilmiştir.
2. Sanıklar …, … ve Sezer’in suçlamayı inkar ettikleri, sanık …’ın ise suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 15.04.2020 tarihli;
“…Alın sağ üst kısımdan, saçlı deri içerisine, frontal sağ yana uzanan üzeri tel sütürlerle kapatılmış, 5,2 cm lik ekimozlu raddi vasıflı yara, sağ göz üst kapağında hafif ekimoz, sağ el 1-2. parmak arasından avuç içine doğru uzanan 2,5 cm lik üzeri ipek sütürle kapatılmış ekimozlu laserasyon…olduğu görüldü…Kişinin ölümünün, künt kafa travmasına bağlı, kafatası kemik kırıklarıyla birlikte gelişen beyin kanaması ve beyin doku ezilmeleri sonucu meydana gelmiş olduğu…”
Görüşünü içerir otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun, 14.12.2021 tarihli ve 5143 karar numaralı;
“…Kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırığıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu…Kişinin kafa bölgesinde ifadelerde belirtildiği şekilde sopa ile oluşması muhtemel 1 adet travma uygulanmış olup kafatasında kırık, beyin kanaması ve beyin
doku harabiyeti oluşturduğu cihetle kişide künt kafa travmasına bağlı oluşan travmatik değişimlerin tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olduğu, ölüm olayında maruz kaldığı künt kafa travması dışında başkaca bir ortak neden bulunmadığı…”
Görüşünü içerir İhtisas Kurulu Mütalaası dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, 02.02.2020 tarihli araştırma ve CD ön inceleme tutanağı, HTS kayıtları ve 27.04.2020 tarihli HTS çözüm tutanağı, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün, 10.03.2020 tarihli uzmanlık raporu, kolluk tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, kamera kayıtları, iletişimin dinlenmesi kararları, emanet eşyaları, cep telefonu ön inceleme tutanağı, suçta kullanılan sopa üzerinde İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme, sopaya ilişkin fotoğraf çıktısı ve sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak “Sanık … hakkında TCK 86/1, 86/3-a-e maddesi yollaması ile TCK 87/4-2, 29, 53 maddeleri ile sanıklar … ve … haklarında ise TCK 86/1, 86/3-e maddesi yollaması ile TCK 87/4-2, 53 maddeleri uyarınca uygulama yapılırken sanıklar veya müdafilerine CMK 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkının tanınmaması usuli eksiklik ise de, sanıklar hakkında iddianamede kasten öldürme suçundan kamu davası açılmış olması ve yapılan uygulamanın sanıklar lehine bulunması karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.” şeklinde eleştiride bulunulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve Sezer’in Beraatleri Gerektiğine ve Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan dosya kapsamı ile uyumlu ayrıntılı ifadeleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin raporu, ölü muayene tutanağı, otopsi tutanağı, kamera kayıtları, iletişimin dinlenmesi kararları, HTS kayıtları, HTS çözüm tutanağı, olay yeri inceleme raporu, araştırma ve CD ön inceleme tutanağı, cep telefonu ön inceleme tutanağı, uzmanlık raporları ve kolluk tutanakları karşısında, sanıklar …, … ve…..,’in eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile haklarında yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebepleri ve Tebliğname Yönünden
Sanık …’ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan sanık …’un “…adamı dövün, biraz korkutun, döverken de ‘Bir daha onun bunun karısına kızına yan gözle bakmayacaksın’ deyin” diye söylediğine ilişkin savunması ve sanık …’nin olaydan sonra komşuları ile birlikte maktulü hastaneye götürmesi, hastanede maktulün başında beklemesi ve tedavisi ile ilgilenmesi karşısında, sanık … ile hakkında tefrik kararı verilen sanık …’un kastlarının yaralamaya yönelik olması, sanıklar …, … ve Sezer ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, sanıklar … ve …’ın olay yerine herhangi bir silahtan sayılan alet ile gitmemeleri, sanık …’ın olay yerinde bulduğu sopa ile maktulün başına vurması, darbenin tek olması, ciddi bir engel olmamasına rağmen sanık …’ın
kendiliğinden eylemine son vermesi birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname’nin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar … ve …..,’in Suça İştiraklerinin Derecesine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar …, … ve …..,’in fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket ettikleri ancak sanıklar …., ile …’ın, sanık …’ın maktule sopa ile vurma eylemi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmadıkları, sanık …’in Kayseri’den Manavgat’a giderken araç kullanması, maktulün çalıştığı kafe yakınında bekleyerek maktulün iş yerinden ayrıldığını telefonla sanık …’a haber vermesi ve olaydan sonra sanıklar … ve … ile birlikte aynı araçla Kayseri’ye dönmesi, sanık …’ın ise Manavgat’a gitmek için ehliyeti olan sanık …’i bulması, diğer sanıklar ile birlikte Kayseri’den Manavgat’a gelmesi, maktulün evi yanındaki binanın önünde ve çitlerin gerisinde beklemesi, maktulün çalıştığı kafe önünde gözcülük yapan sanık … ile telefonla irtibatta olup maktulün iş yerinden ayrıldığı bilgisini sanık …’a vermesi ve olay yerinden sanık … ile birlikte kaçarak, aynı araç içinde Kayseri’ye dönmesi eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım etme olduğu gözetilmeksizin, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 … Maddesinin Üçüncü Fıkrası Hükmünün Uygulanması Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Azmettirenin dosyada mevcut Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı bentte belirtilen deliller ile de tespit edilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Sanıklar Hakkında Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Hüküm Kurulmasına Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık … hakkında “…suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan aracın niteliği ve etkisi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki göz önüne alınarak” ve “birden fazla nitelikli hal ihlali bulunduğundan takdiren alt sınırdan bir miktar daha fazla uzaklaşılarak…”,
Sanıklar …, … ve Sezer hakkında “…suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan sopanın etkili bir saldırı silahı olduğu, suçun işlendiği gece ve karanlık bir seçilmek suretiyle işlenmesi , suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen ölüm ve sanıkların kastının ağırlığı, amaç ve saikleri gözönüne alınarak…”
Şeklindeki yerinde, yeterli, kanunî gerekçelere istinaden alt sınırdan uzaklaşılarak hükümler kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Sanık … Hakkında Haksız Tahrikin Varlığına ve Derecesine Yönelen Temyiz Sebepleri ve Tebliğname Yönünden
Maktulden sanık …’ye yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname’nin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
G. Sanık … Hakkında Takdirî İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, “her ne kadar olaydan sonra eşini hastaneye götürmüş ise de özellikle maktulün vefatından sonra hakkında tefrik kararı verilen sanık … ile gece iletişime geçmesi ve sanık …’un aynı günün sabahı …’dan Fransa ülkesine gitmiş olması hususu da gözetilerek verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirildiğinde” şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdirî indirim sebebi uygulanmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
H. Sanık … Hakkında Lehe Kanun Hükümlerinin Uygulanmamasına Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık … lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek maktulden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında,
Sanığın maktule yönelik eyleminden sonra kaçma girişiminde bulunması ve 18.02.2020 tarihinde uçakla Gürcistan’a gitmek üzereyken Kayseri Havalimanında yakalanması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasında,
Gerekçe başlığı altında (D) bendinde izah edildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasında,
İsabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-B-E-F-G) bentlerinde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.08.2021 tarihli ve 2021/1964 Esas, 2021/1913 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklandığı üzere iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.08.2021 tarihli ve 2021/1964 Esas, 2021/1913 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma içeriği, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanıklar …, ve … müdafilerinin, tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.