YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2206
KARAR NO : 2023/990
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2015/126 Esas, 2017/140 Karar sayılı kararı ile;
a. Mağdur sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci,
üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Mağdur sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/3440 Esas, 2019/868 Karar sayılı kararı ile mağdur sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdur sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a. Mağdur sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Mağdur sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdur Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Olay yerini gösteren kamera kayıtlarının yeterince incelenmediğinden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Mağdur sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinden suç vasfının hatalı tespit edildiğine,
İlişkindir.
B. Mağdur Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımların uygulanmaması hususunun karar yerinde tartışılmadığı,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü mağdur sanık …’ın …Pastahanesi içinde dondurma tezgahının başında
mağdur sanık …’ın ise bu pastahane karşısındaki … kuyumculuğun önünde kaldırım üzerinde bulundukları, mağdur sanıklar arasında dosya kapsamı ile anlaşılamayan husumetin olduğu, mağdur sanıkların karşılıklı olarak birbirlerine meydan okuma tarzında bakıştıkları, mağdur sanık …’ın üzerinde tabanca, mağdur sanık …’ın üzerinde ise bıçak bulunduğu, mağdur sanıkların karşılıklı olarak birbirlerinin üzerine yürüdükleri, yolun tam ortasında bulunan ve caddeyi ikiye ayıran orta refüj üzerinde karşılaştıkları, birbirlerine taşıdıkları silahlar ile saldırdıkları, sanıkların karşılıklı saldırı neticesinde hayati tehlike geçirecek derecede yaralandıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdur sanıklar aşamalardaki beyanlarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdur sanıklardaki mevcut yaralanmalara ilişkin Adlî Tıp 2. İhtisas Kurulunun 26.12.2018, 01.02.2017, 10.06.2016 tarihli görüş bildiren raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Mahkemece 10.10.2015 tarihinde yapılan keşfe ilişkin keşif zaptının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
6. Adli Bilişim Uzmanı tarafından hazırlanan 26.10.2015 tarihli Bilirkişi Raporu, Olay Yeri İnceleme Uzmanı tarafından hazırlanan 26.10.2015 tarihli Bilirkişi Raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
7. Olay yerinde bulunan kamera görüntüleri ile ilgili yapılan resmi yazışmaların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
8. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, tabanca ve bıçak incelemesine dair 09.07.2015 tarihli uzmanlık raporu, atış artığı ve atış mesafesi tayinine ilişkin 07.07.2015 tarihli uzmanlık raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
9. Mağdur sanıkların güncel adlî sicil kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdur sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın ceza belirlenmesi yerine makul bir ceza belirlenmesi ve haksız tahrik hükmünün uygulanmaması, sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında makul oranda ceza belirlenmesi gerekirken 11 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik hükmünün uygulanmaması nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararı isabetsiz olduğundan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Haksız Tahrik
Olay günü mağdur sanık …’ da tabanca bulunduğu, mağdur sanık …’da ise bıçak olduğu halde tarafların birbirlerinin üzerine yürüyerek ellerinde bulunan bıçak ve tabanca ile saldırdıkları, hangi sanığın önce eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin tarafsız tanık beyanı ve kamera görüntüsü elde edilemediği, bu durumda haksız tahrik yönünden oluşan şüphenin sanıklar lehine yorumlanması ve her iki sanıktan kaynaklanan haksız hareketlerin varlığı, olayda kullanılan silahların niteliği, ölüm ve hayati tehlike oluşturacak nitelikte yaralanmaların meydana gelmiş olması karşısında, her bir sanık için 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca makul düzeyde (1/2) indirimler yapılması yerine yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılarak eksik cezalar tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, temyiz edenlerin sıfatı karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Mağdur Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Eksik İnceleme
Dosya içerisinde bulunan resmi kurumlarla yapılan yazışmalarda olay günü olay yerini gösteren MOBESE kamera sisteminin arızalı olduğunun bildirildiği, olay yerinde bulunan diğer MOBESE kamera kayıtlarının gönderildiği ve kayıtların olay yeri inceleme uzman yardımcısı … Ünal tarafından incelendiği ve 26.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirttiği üzere olay anına ilişkin görüntüye ulaşılamadığının belirtildiği, Mahkemece gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve kararın objektif bulgulara dayandırıldığı belirlendiğinden, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Müdafaa
Mağdur sanıkların arasında sebebi belirlenemeyen husumet bulunduğu, olay günü tarafların birbirlerinin üzerine yürüdükleri, sanıkların aşamalardaki beyanlarında ilk olarak karşı tarafın elinde bulunan silah ile hamle yaptığını ileri sürdükleri, olay yerinin işlek bir cadde olmasına rağmen tarafsız tanık beyanı ve kamera görüntüsü elde edilemediği, bu sebeble hangi sanığın önce eylemini gerçekleştirdiği kesin olarak tespit edilemediği, sanıkların silahlı çatışma ortamına davranışları ile sebebiyet vererek karşılıklı olarak üzerilerinde taşıdıkları silahları kullandıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde somut olayda meşru savunmadan söz edilemeyeceği saptanmakla, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Suç Vasfı
Mağdur sanık …’ın mağdur sanık …’ı bıçakla göğüs bölgesinden akciğer, perikard yaralanmasına, hemotoraksa, orta (2) derece kot kırığına sebeb olacak şekilde yaraladığı, mağdurun bu yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin elverişliliği, sanığın eylemini mağdur sanık …’ın üzerinde bulunan tabanca ile ateş etmesi sonucu devam ettiremediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Mağdur Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Meşru Müdafaa
Mağdur sanıkların arasında sebebi belirlenemeyen husumet bulunduğu, olay günü tarafların birbirlerinin üzerine yürüdükleri, sanıkların aşamalardaki beyanlarında ilk olarak karşı tarafın elinde bulunan silah ile hamle yaptığını ileri sürdükleri, olay yerinin işlek bir cadde olmasına rağmen tarafsız tanık beyanı ve kamera görüntüsü elde edilemediği, bu sebeble hangi sanığın önce eylemini gerçekleştirdiği kesin olarak tespit edilemediği, sanıkların silahlı çatışma ortamına davranışları ile sebebiyet vererek karşılıklı olarak üzerilerinde taşıdıkları silahları kullandıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde somut olayda meşru savunmadan söz edilemeyeceği saptanmakla, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Erteleme, Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılması ve Seçenek Yaptırımların Uygulanmaması
Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 11 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 11 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdiri İndirim
Bölge Adliye Mahkemesince hükmün 2. Bölümünün (A) paragrafında sanık hakkında kurulan hükümde “Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın fail üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınarak TCK’nin 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak …”denilmek suretiyle takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/3440 Esas, 2019/868 Karar sayılı kararında mağdur sanık … müdafii ve mağdur sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.