YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2728
KARAR NO : 2023/2772
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Eşi kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/371 Esas, 2018/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 57 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2021/2601 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığına,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Sanığın cezai ehliyeti yönünden alınan raporlarda eksik araştırma yapıldığı da dikkate alınarak cezai ehliyetinin bulunmadığına,
2. Haksız tahrik yönünden eksik araştırma yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Resmî nüfus kayıtlarına göre eşi olan maktulü bıçakla yaralayarak öldüren sanığın, Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor uyarınca cezai ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği belirlenmiştir.
3. Olayın tanığı olup kovuşturma aşamasında katılan sıfatı alan sanık … maktulün kızları S.Ü.’nün beyanları dava dosyasına eklenmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kesin ölüm sebebinin tespit edildiği, 11.11.2017 tarihli otopsi tutanağında özetle; “kişinin vücudunda dış muayenede tarif edilen 14 (on dört) adet kesici delici alet yarası” tespit edilmiş olup bu yaralardan onbir tanesinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu ve kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmalarına bağlı iç organ ve büyük damar kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu görüşü bildirilmiştir.
6. Sanık hakkında a) Sincan Devlet Hastanesince 10.11.2017 tarihinde tanzim olunan; “sol bacakta …, BTM ile giderilebilir.”
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan, 23.02.2018 tarihli;
“…19.02.2018 giriş ve 23.02.2018 çıkış tarihleri arasında yapılan muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde; Kendisinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (HEZEYANLI BOZUKLUK) denilen akıl hastalığı tespit edilmiş bulunduğu; Dava dosyasının tetkikinden de mezkur suçunu kendisinde tespit edilen bu akıl hastalığının sonucu ve de ifadesi olarak işlemiş bulunduğunun anlaşıldığı; …10.11.2017 tarihinde eşi kasten öldürmek suçuna karşı CEZA SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI kanaat ve mütalaamızı bildirir gözlem raporudur.”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de; sanığın akıl hastalığının bulunup bulunmadığı yönünden İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan rapor eksik bulunmuş olup önce Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulundan ve sonra Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Üst Kurulundan alınan adlî muayene raporlarında sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu görüşlerinin bildirildiği gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilerek sanığın eşini kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Ve Katılanlar Vekillerinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebepleri
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Bölge Adliye Mahkemesince, sanık lehine, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın fail üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınarak dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanlar Vekillerinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
Dairemizin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürme suçunda failin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme saikiyle hareket etmesi, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması gerekmekte olup sanığın, eşi olan maktul ile aralarındaki tartışma sonucunda maktulü bıçaklayarak öldürmesi olayında sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine veya eziyet çektirme kastının olduğuna dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığının kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Ceza Ehliyeti Yönünden
Sanığın akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesine sevki ile yapılacak gözlem neticesinde tanzim olunacak adlî muayene raporunu müteakip aynı Kurumun 4. İhtisas Kurulundan temin olunacak rapor itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında bulunup bulunmadığının tespiti ile her iki rapor arasında çelişki bulunması hâlinde Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerektiği dikkate alındığında; sanığın ceza sorumluluğunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesince tanzim olunan 23.02.2018 tarihli adlî muayene raporunda ceza sorumluluğunun olmadığı görüşünü içerir adlî muayene raporunun hükme esas almaya yeterli olmayıp Gözlem İhtisas Dairesinin 4. İhtisas Dairesine yönelik hazırlamış olduğu ön raporu üzerine istinaf aşamasında Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunca kişinin muayenesi yapılarak tanzim olunan 23.09.2020 tarihli sanığın yargılama konusu suç yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğu yönünde oy birliği ile ve buna müteakip Adli Tıp 1. Üst Kurulu tarafından kişinin muayenesi yapılarak tanzim olunan 06.04.2021 tarihli, sanığın yargılama konusu suç yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğu yönünde oy çokluğu ile açıklanan görüşleri içeren adlî muayene raporlarında herhangi bir çelişki bulunmadığı, söz konusu raporların hükme esas alınarak sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik Araştırma Yönünden
Olay yeri inceleme raporu, maktule ait adlî raporlar, tanık beyanı, sanık savunması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası tekemmül ettirilerek koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükmünün uygulanmaması suretiyle karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2021/2601 Karar sayılı kararında katılan Kurum ve katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.