YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2931
KARAR NO : 2022/9899
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER :A) Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 gün, 2020 /230 Esas, 2021 /264 Karar sayılı kararı ile;
1)Sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1 , 35/2, 53. maddeleri uyarınca “ 9 yıl ” hapis cezası,
2) Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1 , 35/2, 53. maddeleri uyarınca “ 10 yıl ” hapis cezası,
3) Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1 , 35/2, 53. maddeleri uyarınca “ 12 yıl ” hapis cezası,
B)Hükmün sanık müdafiinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 gün, 2021 /1585 Esas, 2021 /1586 Karar sayılı kararı ile; “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair,
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarih ve 2021 /1585 Esas, 2021 /1586 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan cezaların 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi gereğince temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın mağdur …’ı göğüs, sırt ve dirsek bölgesinden on ayrı bıçak darbesi ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak makul bir ceza tayini yerine, hiç isabet almayan hallerde uygulanan “9 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın katılan …’i göğüs, batın bölgesinden dört ayrı bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak makul bir ceza tayini yerine, “10 yıl hapis” cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın katılan …’ı göğüs, batın bölgesinden iki ayrı bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine, “12 yıl hapis” cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarih ve 2021 /1585 Esas, 2021 /1586 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine
dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebeplerinin reddiyle; CMK’nin 302/1. maddesi gereğince; tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “ Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13/12/2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus, sanığın mağdur …’ye yönelik eylemin vasıflandırılmasındadır.
Sanık … bir dönem mağdur …’ın sahibi olduğu benzin istasyonunda işçi olarak çalışmıştır. Katılan … da bu istasyonda çalışmıştır. Katılan … ise …’ın arkadaşıdır. Bu nedenle adı geçenler birbirlerini tanımaktadırlar.
Sanık … evlidir. Karısı uyuşturucu kullanmaktadır. Bu nedenle bir süre yoğun bakımda kalmıştır.
İşte sanık … hem mağdur hem katılanları karısına uyuşturucu vermek-temin etmekle suçlamaktadır. Bu konuda bir kesinlik de dosyaya yansımamıştır.
Olay günü … iline gitmeden, kardeşine “3 kişiden helallik alıp geleceğini” söyleyerek evden ayrılmıştır.
Sanık ilk önce … ve Mümin’in birlikte kaldıkları eve gitmiş, her iki katılanı da bıçakla yaralamıştır. Bu ikisinin yaralanma şekli, engel halleri meydana gelen yara yer ve sonuçları dikkate alındığnda iki eylemin TCK’nin 81 ve 35. maddeleri uyarınca değerlendirilmesinde sorun yoktur.
Sanık buradan ayrılınca, bu defa benzin istasyonuna giderek …’ın ofisine yönelmiştir. Hatta …’tan kapıyı açmasını istemiş, oda sanıktan kapıyı iterek açmasını işaret etmiştir.
Sanık içeri girince “kokain” benzeri birşeyler söylemiş doğrudan …’a bıçakla saldırmıştır. … 6 adedi bel üstü ön bölge, biri kol, biri sırt sol yan olacak şekilde yara almıştır. Yaraların HER BİRİ MÜSTAKİLEN VE HEPSİ MÜŞTEREKEN BTM düzeyindedir.
… bu saldırıyı kendi karşı koyarak sanığı ofis dışına çıkartmış, kapıyı kilitlemiştir. Sanık bir süre daha oradaki korkuluklarda oturmuş sonra ayrılmıştır.
Bu davada kastın bölünmezliğinden bahsedilemez. Zira her üç mağdur aynı yerde değildir. Eylem de aynı zamanda olmamıştır.
Sanık önce …’ın evinde … ve Mümin’i yaralamıştır.
Oradan hareket edip istasyona gelmiştir. …’ın kişisel mukavemeti dışında engel hal yoktur. Sanık, korkuluklarda oturmuş ve fakat yeniden saldırmamıştır. Sanığın … yönünden yeni bir zarar verme iradesi vardır. Bu irade yaralamayı aşmamaktadır. Hem meydana gelen sonuç BTM’liktir. Hem de …’a saldırı gücü ve yoğunluğu diğer ikisi düzeyinde ulaşmamıştır. Zaten arada fasıla vardır.
Bu gerekçe ile sanığın …’a yönelik eyleminin TCK’nin 86. maddesi kapsamında değerlendirilmesi olaya, kasta uygun olacaktır.
Bu gerekçe sanığın her üç sanığa ayrı ayrı yönelen TCK’nin 81 ve 35. maddeleri vasıflandırmasını kabul eden sayın çoğunluk görüşüne mağdur … yönünden katılmıyoruz.