Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/4212 E. 2023/984 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4212
KARAR NO : 2023/984
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Zamanaşımı sebebiyle düşme

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların ayrı ayrı ertelenmesine ve sanıkların 1 yıl 10 ay 15 gün süre ile denetime tabi tutulmalarına karar verilmiştir.

2. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararının katılan vekili ile sanıklar Şenol ve Emre müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/6390 Esas, 2020/12331 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığa, iddianamede gösterilmeyen, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin ek savunma hakkı tanınmaksızın uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve aynı suçun birden fazla nitelikli hâlini gerçekleştiren sanıklar hakkında temel cezanın tayininde sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/624 Esas, 2021/653 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci maddesi uyarınca gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi; suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek zamanaşımı süresinin hatalı şekilde eksik belirlendiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Arkadaş olan tarafların, aynı araç içerisinde alkol aldıkları sırada çıkan tartışma neticesinde katılanın, içeriği belli olmayan sözlerle sanıklara küfür etmesi üzerine çıkan kavgada, sanıkların iştirak hâlinde hareketle katılanın yüz bölgesine vurdukları ve nazal kemikte deplase fraktür, sol zigomatik kemikte deplase fraktür, sol infraorbital sinir bölgesinde hipoestezi, sol kaş, üst göz kapağı ve mentumda multipl kesiler meydana gelecek ve kemik kırıkları, hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır.

2. Sanıklar atılı suçlamayı ikrar etmişlerdir.

3. Katılanın her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Olayı gören tanık bulunmamaktadır.

5. Sanıkların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Bolu Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 05.06.2012 tarihli;
“Nazal fraktür + deplase zigomatik fraktür” arızasının;
1- Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte bulunmadığı,
2- Yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,

3- Kişide halen söz konusu travma olayına bağlı olarak gelişmiş bulunan “sol infraorbital sinir bölgesinde hipoestezi (duyu azalması)” bulunduğu, bu yönden Nöroloji ve Plastik Cerrahi Kliniklerinde takip edilmesinin uygun olacağı, ancak söz konusu duyu kaybının duyu veya organlardan birinin işlevinin azalması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı,”
Görüşüne yer verildiği saptanmıştır.

6. Bozma sonrası yapılan yargılamada Mahkemece, katılanın davacı sıfatıyla tarafı olduğu, Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2017/87 Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülmekte olan tazminat davasında, katılanın, 05.02.2009 tarihinde meydana gelen darp nedeniyle malûliyet durumunun tespiti amacıyla Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulundan talep olunan, 16.12.2019 tarihli adlî muayene raporunun işbu dava dosyasına celp olunduğu anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde eylemler sebebiyle katılanın yüz bölgesinde oluşan kırıklar ile kesiler tariflendikten sonra; “… yüzündeki fraktürler için Bolu’da plastik cerrahi ameliyatı olduğu,” ifadesine de raporda yer verilmesini müteakip; “Kişinin Kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları dahilinde tespit edilen yara izlerinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilmediğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı” şeklinde görüş açıklandığı tespit edilmiştir.

7. Mahkemece, (6) numaralı paragrafta içeriğine yer verilen rapora istinaden, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Bolu Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden talep olunan 08.06.2021 tarihli adlî muayene raporunda, 3. İhtisas Kurulu raporu içeriği de referans gösterilmek suretiyle;
“Nazal kemikte deplase fraktür + sol zigomatik kemikte deplase fraktür + sol infraorbital sinir bölgesinde hipoestezi + sol kaş, üst göz kapağı ve mentumda multipl kesiler” arızalarının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum niteliğinde olmadığı,
2- Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte bulunmadığı,
3- Travma nedeniyle meydana gelen kırıkların hayat fonksiyonları üzerine etkisi 1 (Hafif), 2-3 (Orta), 4-5-6 (Ağır) olarak sınıflandırıldığında; olay sırasında meydana geldiği bildirilen “nazal kemikte deplase fraktür + zigomatik kemikte deplase fraktür” arızalarının birden fazla kırık bulunmakla skorlanmış olarak, kişinin hayat fonksiyonlarını Ağır (4.) (dördüncü) derece etkileyecek nitelikte bulunduğu,
4- Duyu veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde arızasının olmadığı,
5- İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmadığı,
6- Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 16.12.2019 tarihli, 20906 karar no.lu raporuna göre; kişinin kurulda yapılan muayenesinde yüz sınırları dahilinde tespit edilen yara izlerinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilmediğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı,”
Görüşüne yer verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemece hükme esas alınan Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Bolu Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 08.06.2021 tarihli adlî muayene raporunun, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunca

tanzim olunan rapor içeriği esas alınmak suretiyle düzenlendiği, bu surette bozma öncesi hükme esas alınan ve aynı Kurum tarafından tanzim olunup Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntısına ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporunda açıklanan görüşe aykırı tespitte bulunulduğu, bu itibarla aynı Kurum tarafından tanzim olunan raporlar arasında çelişki yaratıldığı gözetilerek katılanın, tüm tedavi evrakları, (Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 16.12.2019 tarihli adlî muayene raporunda yar verilen “… yüzündeki fraktürler için Bolu’da plastik cerrahi ameliyatı olduğu,” ifadesi karşısında bahse konu cerrahi müdahaleye ilişkin evrak dahil), film ve gafileri, geçici ve kesin raporları ile birlikte Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kuruluna sevki sağlanarak yüz bölgesinde meydana gelen kemik kırıkları ile tüm yaralanmaların yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı da belirlenmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirtilen tüm hususların tespitine yönelik nihaî ve kesin rapor temini ile suç vasfının belirlenmesi ve sanıkların hukukî durumlarının buna göre tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile çelişkili raporlara istinaden yargılamaya devamla sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/624 Esas, 2021/653 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.